platonik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
platonik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2014 Perşembe

Ekteki şarkıyla birlikte okuyunuz!


Selam!
Çok uzun zaman oldu diyemem aklımın başımdan gittiği zamandan bu yana. Çok şey yaşandı da diyemem ya, yaşanmadığından zaten. Zaten her şey geliyor, geçiyor, gelip-geçici olmuyor ya,
dediğim gibi geliyor, geçiyor. Bir anda geliyor fakat geçene kadar çok şey oluyor,
çok şey oluyor, sonra geçiyor. Olan çok şey hareketlerden ibaret olsa, olmuyorsa, her şey içimde yaşanıyorsa, olan bitenden haberiniz yoksa.

Günlerden biri, hatırlamıyorum. Bir gün işte. Birgün değil, bir gün ama.
Evden çıktım, okula yürüdüm. Hava da nasıl sıcak. 2 kilo (2?) verelim diye sıcakta neler çekiyoruz. Her neyse konumuzun yine bununla bir alakası yok.

Okula gittim, enteresan bir şekilde boş masa buldum. Oturdum. Arkadaşlarım geldi! En sevdiklerim! Sevmediğim biriyle beni göremezsiniz yan yana zaten. Tahammül edemem çünkü söylediklerine, ya ben kalkarım masadan ya da hiç oturmam masaya. Konudan konuya atlamamın hiçbir gereği yok, haklısınız siz de.

Birini gördüm. Sonra tekrar gördüm. Diğer gün? Yine gördüm. Bir sonraki hafta? Evet, yine gördüm. Biraz yaklaştım yanına. Hayır hiç görmedim onu, ama çeşit çeşit baktım suratına. Belki ezberlemiş bile olabilirim mimiklerini. Dinledim onu. Duydum da aynı zamanda. Konuştuklarının içinden söylediklerini çektim teker teker.

Türlü hikayeler yazdım kafamda. Sevgilisi var, yoktur belki, neden olmasın ki, kandırma kendini, hatta gay bile olabilir, dediklerine göre epey popülermiş, benim haberim yoktu ama neyse, belki de evlidir dedim? sen vazgeç.

Sonra vazgeçtim zaten. Böyle huylarım hep oldu benim. Karşımdakine hiçbir şeyi hiçbir zaman söylemeden, içimde onu büyütüp büyütüp, bir anda sildim. Sildiğimle kaldım aslında. Çünkü aklımda kocaman bir boşluk bıraktım. Kendi kendine kötülük eden biriyim işte böyle zamanlarda. Unuttum diyecek kadar büyük bir şey olduğunu sanmıyorum ama vazgeçtim diyebilirim sanırım. Evet! Vazgeçmek. Sonra tatil oldu zaten. Tatil de ne tatil ama.

Fark ettim ki hala bir şeyler hissediyorum. Ne hissettiğimin önemi yok. Zaten ne hissettiğimi sorsanız bile verecek bir cevabım yok, çünkü adlandıramamakta üzerime yoktur. Birlikte olmaya yetecek kadar güçlü değil belki de bu hisler. Fakat bazı geceler uzun uzun düşündüren cinsten, insana 'asla yapmam!' dediği şeyleri yaptıran cinsten hisler bunlar.

Adını siz koyun.
Klor kokulu yazlar!


21 Mart 2013 Perşembe

compliqué! Come on! Yok. Vazgeç!


Peki uslu bir çocuk olursak rüyamızda onu da görebiliyor muyduk ablalarım abilerim.
Denedik.
Oldu. Oldurduk. Sevgili olduk.

Rüyamda.

Sonra...

Yine 3 kredilik bir ders. Micro in summer, statistic in spring . Dersi anlamsız kılan hocası, ağzının içinde gevelediği cumulative distribution function ve orayı anlamlı kılan iki ayaklı bir şey. Gülüyor, konuşuyor ama diğer kıllı şeyler gibi değil. Hem tanıdık hem yabancı. Ona yakışıklı diyorlar.

Sorular...sorular...
Kaçta bitecek bu ders. Yemek yiyelim mi, acıktın mı, off şarjım bitiyor...

İnsanları kolay sevmeyi beceremem. Çok önceden insanları şerbet kazanıma 30 kredileriyle birlikte alırdım. Kırdıklarında, üzdüklerinde ya da tutarsızlıklarında kredilerinden düşerdim. Tabağında yemek bıraktığında gözünün ucunda bulduğun çatılmış kaşlar gibi. Fakat bununla birlikte herkesin ikinci bir şansı da vardı benim şerbetimde.

Kırdın mı?
Fark etmez. Gel. Gel. Ne olursan ol yine gel. Bunlar çok bedava gel. Gel.
Ben akıllanmam derdim, belki de biraz güçlü olmadığımı göstermeliydim.

Bir genç kızın günlüğünden bunlar. Bilmiyorum belki de yemek tarif kitabından da olabilir.

Genelde seviyoruz deriz, aşık olduk deriz. Deriz yani yapacak bir şey yok, biz kızların malzemesi de bu kadar. Erkeklerden akıllıyız ama bunu kullanmayı her zaman akıl edemiyoruz.* 20 YAŞINDA PLATONİK AŞIK MI OLUNURMUŞ CANIMLAR YA? Çok iyi hatırlıyorum, en son böyle salak gibi platonik aşık olduğumda kuzenimle tatildeydim, yaş kaç bilmiyorum ama iki basamaklı bile değildi; karşı balkondaki çocukları kesiyorduk. Ha tabi aramızda da paylaşmıştık çocukları ki herkes yerini bilsin, öyle atlaşmalar olmasınlar falanlar filanlar.

Kredilerimizin 30(otuz)u da tükendi. Mümkün olsa insanları referansla birlikte alacağım kazanıma. Ama yok. Henüz İsviçreli bilim adamları bunu bulamamış.

Ne diyordum?
Heh.
Haftaya vizeler başlıyor. Görün bak nasıl insanlar dizilere, yataklarına yapışacak. Sonra F'ler havada kapışacak!

Je le veux!

------------------------------------------------------------------------------------------
*aynı cümlenin içinde 'akıllı' kelimesinin hem olumlu hem de olumsuz anlamını görmüş oldunuz, bu da benden size kıyak. ÖPTÜM.