26 Ocak 2017 Perşembe

tıss tıss

Büyük ön dişleri vardı, konuşurken nefesi o iki dişin arasındaki koca aralıktan çıkardı.
Tıss.
Tıss.
Sonra o nefes dışarı çıktığı zaman rüzgara dönüşür, bıyıklarının arasından geçerdi ama gitmezdi. Büyük lafların adamıyım ben, büyük kelimelerle konuşurum.
Tıss.
Tıss.
Bıyıklarının arasından, soğuktan çatlamış dudaklarının üzerine düşerdi büyük kelimeleri.
Sonra boşlukta yankılanırdı.
Cümleler dökülmüş, gitmişti; iş ondan çıkmıştı artık.
Bütün sözler odada yankılanırdı.
Tıss.
Tıss.
Sonra karşısında birini bulur, sözlerin iletilmesini beklerdi dalgaların arasından.
**
Kulaklarının üzerini saçlarıyla kapamış, tedirgindi; sağa sola dönüp bakınıyordu. 
Saçlarının dalgalanmasının yarattığı rüzgar, ses dalgalarını dağıtıyor, ses geliyordu; yaklaşmış sayılırdı.
Tıss.
Tıss.
**
İki masa ötesinde koca çerçeveli adam, görmeye çalışıyordu; önce görüp sonra okuması gerekiyordu. Bitecek gibi değildi masasındaki bilirkişilerin dökülü olduğu sayfalar.
Yorgun hissetti, başını çevirdi sağa sola.
Rüzgar esti, görmeye çalıştı etrafındakileri.
**
Büyük laf etmişti, çok düşünmüş söyleyeceklerini, etkisi büyük olmalıydı karşısında bekleyen iki kulakta. Kulaklar nihayet işitmişti.
Tıss.
Tıss.
Dinlemedi ama duydu; öfkelendirdi karşısındakini.
**
Ne kadar çaba sarf etmişti oysa düşünerek. Dinlediği şarkıdan etkilenmişti, gökyüzünün karanlık olmasından etkilenmişti, neredeyse meydan büyüklüğündeki kütüphanenin mırıltısından etkilenmişti, etkilenecek çok şey vardı zaten. Etkilendi ve konuştu adam. Bütün o çok düşünülmüş ses dalgaları karşısında oturan iki kulağa gidene kadar, silüet çoktan bir çift göze çevirmişti kulaklarını. O iki saniyede sadece tısslamamıştı koca iki diş, o iki saniyede dikkatinden kaçan bir şey vardı.

Dilin dışında, göz vardı, kulağı gördü, kulak gözü dinlemek istedi.
Yazık oldu bütün o nefse. Nefsi tatmin olmadı, nefesi boşa gitti.
Tıss.
Tıss.

Dokundu ve desteyi kaldırdı, sonra masaya vurdu. Kütüphane kurallarınca tabii. Kuralların olmadığını düşünsenize? Düşünülemezdi. İşte yıllar önce yerini seçip gelen tozlar, öylece çıkmıştı yüzlerce sayfanın arasından. 
Tıss.
Tıss.