24 Kasım 2015 Salı

diğer günler hariç


Burada sıkıcı bir şehirde yaşıyorum, üstelik yıllardır, herkesin gelmek için uğraştığı, hiç uğraşmadan geldiğim bu şehirde.
Burada keyifsiz bir şehirde yaşıyorum, gürültü dolu; son zamanlar da her türlü farklı şeyin zirvede olduğu bir şehirde (basit ve sıradan olan her şeyin, tüm o sıkıldığınız klişelerin bana daha iyi geldiğini her zaman söylemişimdir.)

Bu da diğerleri gibi, sıkıcı bir karanlık hava günü. Gökyüzü hangi renkte olacağına karar verememiş, bir sarılarını dağıtıyor etrafa; daha sonrasında hemen bir gri. Renk geçişinden eser yok; kararsız ve uyumsuz.

Öylece takılıp, bekliyorum, zamanın bir an önce akıp gitmesini. (buraya büyüklerden, bu zamanlarının kıymetini bil serzenişleri gelecek.) Birbirinden farklı bakış açılarının olduğu bu kürede boğuluyorum, herkes bulutları gösterirken; sadece binaların pencerelerinin arkasında gördüğüm uçsuz bucaksız hayatları görürmekten boğuluyorum.

Her iyi imkanın tek bir şehirde toplanmasını adaletsizce buluyorum; evet adaletsizce. Herkesin bu şehirde yaşaması gerekirken; hiç kimsenin bu şehirde yaşayamamasını ironik buluyorum. Burada fantastik güçlerin var olmasını nasıl isterdim, bilemezsiniz.

Burada zevklerle dolup taşmış bir çölün içinde oturuyorum. Elle tutulan ama gözle görülmeyenlerin cenneti. Henüz tanışma fırsatı olmayanlar ne yazık ki benim kontrolümde; tanışmış olanlar ise kendi zevklerini yaşamakla meşgul.

Tüm görebildiğim, binalarda yaşayan insanlar. Ve diğer binalar, bambaşka absürt hayatlar, tüm görebildiğim.

Bir kez bile olsa, kaybolmayı umacağınız bu şehirde; hatta kaybolanların arasında...öylece yürüyüp gidenlerin arasında kaybolamamanın verdiği dışlanmışlıkla, dağıtmanın ne demek olduğunu bilmeden yürüyorum. Küfrün rahatlatıcılığı bir yana, ayıp olduğunu kabullenerek; planlara göre ayarladığım ve hatta planların dışına çıkıldığı an da kaybolup; onların arasına karışacakmışım gibi hissederek; çoğunlukla bundan korkarak yaşıyorum. Renkli kalemlerin çizdiği 'bugün yapılacaklar' listesini yaşıyorum, renkli kalemlerin bile şirinleştiremediği bir liste ile yaşıyorum.

Bu şehri övüyorsunuz, bir de aynı çizgide yürüyerek övmeyi deneyin.