9 Nisan 2015 Perşembe

şizofreni değildi


Neden "Bir Şizofren Kızın Güncesi" ?

İnanın, o kitabı hiç okumadım. Ayıptır ki de hiç araştırmadım. Fakat içerisinde geçen "şizofren" gerçekten, gerçek kelime anlamıyla yazıldıysa...biraz bunun hakkında konuşmak isterim!

(İçten ama fuzuli bilgi: Ve hâlâ araştırmıyorum; önümde internete girebilen ve ücretsiz (?) internet girişimine sahip olan bir bilgisayar olmasına rağmen.)

Dönmek gerekirse konumuza...

"Neden bir şizofren kızın güncesi?"

Bakın! Bu sefer tırnak işaretini cümlenin tamamına dağıttım. Bu, benim elimde olan kısıtlı ama sonsuz eylemden sadece 1 (bir) tanesi.

Cümleyi üçlemeyi düşünmüyorum. Fak!at Siz öyle yaptım farz edin.

Her kişisel not biraz...ama tümüyle şizofreni değil midir?


  • biraz      : kişinin olduğu kadar, yani...şizofreni derecesi kadar.
  • tümüyle : yazdığı...o sırada düşündüğü her şey. Ve elbette 'dolayısıyla' yazdığı her şey.
Blog olsun roman olsun ya da sırf Türkçe olduğu için kolaylıkla okuyup anladığımızı düşündüğümüz hiçbir metni  *** yazmayız... tüm gerçekliğiyle. Yazıların ufak bir dilimi sakladığımız şizofreni (bence insani) düşüncelerden oluşur. Çünkü herkes...ben, sen ve diğer herkes...bizdeki deliliği net bir şekilde bilmemelidir. Doğru değil (burada virgül kesinlikle yok) ama tamamen anlaşılmaktan korkarız.

Reddedebileceğiniz ve hatta reddetmekte haklı olabileceğiniz bir cümle kuruyorum. Fakat üzerinde uzun ve ağırca düşünmenizi isterim.

Metroda, tuvalette, kafanızı yaslayacak bir yer bulamadığınızda, çorba karıştırırken, kek çırparken, elektrikli süpürgenin kesesinin dolduğunu fark ettiğiniz anda ve bazen de sıkıldığınızda; etraftaki elektrikli aletlerin yapışkan ve gürültülü seslerinden, insan karmaşasından!

Kurmakta geciktiğim cümle şöyle olacaktı:

Kafka 'bile' Dava'sını ve hatta günümüzün davasını yazarken; kendine yabancılaşmış. Çaresizlik içerisinde kaderini, başına gelen ve anlam veremediği durumu kabullenmiştir. İşte! Söz konusu olan bu kendine yabancılaşma hikayesinin sadece eline aldığı kalemle yazdığı kadarını biliyoruz. Böylesine çıldırmış, korkutan ama bağımlılık yaratan cümlelerin ardında, kim bilir ne dahası vardır! Ne DAVA-ları vardır. Hiçbirini bilmiyor oluşumuz ne acı!..ama...belki de sağlıklı.

Fakat zaten bilemezdik. Anlatmak istediğim de bu ya; yazılanların her zaman bir -dahası- vardır. İstediğimiz kadar yazıya eklemeler yapalım; dahalar sonsuzdur ve sonsuzluk, içinde müthiş duygular barındırır!
...
...
...

Ve hâlâ o kitabın ne anlattığını merak edip de arattırmıyorum bilen yerde.