24 Ocak 2015 Cumartesi

Notlardan oluşan bir kısa yazı

Bazı yazılar, başkaları tarafından okunma korkusuyla kalemle yazılır kağıtlara. Bu da öyle bir yazıydı küçük not defterime yazdığım. Şöyle yazmışım not diye, umarım bu metni yazmayı, tüm kapalılığı ile açıkça yazmayı başarabilirim ve yıllar sonra okuduğumda da ne anlatmak istediğimi anlayabilirim. Tek umudum ise bu kadar yoğun hisleri öldürmeyi başarabilmiş olmam. Şimdi bu sayfayı kapatayım ve başka bir sayfaya geçeyim ki yazının başında belirttiğim korkudan kurtulayım.

Bir sayfa atlarım ve yazmaya başlarım.

Madem tüm kontrol bizde diyorlar...

Etrafta yaşananların olup olmayacağına; ne kadar rüzgarın esip, taşıdığı tozun üzerimize yapışıp yapışmayacağına karar veremiyoruz...öyleyse bunun etkilerinden nasıl korunabiliriz?


  • Üzerimize mavi çöp poşetlerini giyinsek...Sonunda ezilip pestil gibi olsak ama kendi isteğimizle olsa bütün her şey. 
  • Tüm vücudumuza prezervatif geçirsek ve oluşacak muhtemel problemlerden korunsak. Belki tornado yaşanırken ölmekten bile korunuruz? 
  • Kendimizi kavanoza kapatsak, nefessizlikten ölsek ama kendi isteğimizle ölsek. 
  • Kimsenin olmadığı bir mezarlığa gidip, tüm yaşayanlardan ve onların eylemlerinden kaçsak. Ölülerin dayanılmaz sessizliğinden kafayı üşütsek ama kendi isteğimizle delirsek.
Gerçek dünyanın gerçek olmadığını bildiğim halde -inançlı biri olduğumu belirtmek isterim- bir anda ortaya çıkan o gereksiz duyguyu (en başta şifrelendiririm belki diye bahsettiğim his; hani hiç kimsenin bilmesini istemediğim, öğrenmelerinden korktuğum) nasıl bastıracağımı bilemiyorum.

küçük bir not: bu korkulan durum, cinsiyet tercihi falan değil. Öyle anlarsınız diye korktum ne yalan söyleyeyim.
Yenilere katlanamıyorum. Yeni bir düzene alışma süreci materyal olarak kolay adapte olmuşum gibi görünse de içten içe kendimi bıçaklıyorum. (şiddete karşı biriyim)

O kadar güzel ve derin bir kitap ki; kimin kitaplığında görsem alıp kaçırmak istiyorum. Paylaşma duygusu çok boktan bir şey! Hele ki daha önce sahip olmadığın ve hatta hala sahip olamadığın bir kitapsa...
Kitapların, onu taşımış, onu okuyan, onu almak isteyip de alamayan insanların duygularını hissedemiyor oluşu ne acı! Oysa bir kitap ve bir insan, ne de iyi bir dost olabilirdi...Bir ideaya canlıymış gibi davranıyorum, yine ne acı!

Öyle bir kitap ki onu her okuyana farklı duygular yaşatıyor. Keşke o kitap benim olsaydı ve yine keşke...o kitabı okuyabilseydim.

yine küçük bir not: Bi kitaptan bahsetmediğim hakkında hemfikirizdir inşallah? amin.



3 yorum:

  1. yazınız gene her zamanki minvalde, anlatılmak istenen kelimelerin içinde hatta kelimelerin çok ta derininnde. takıldığım nokta inançlıyım derken neyi kast ediyorsunuz ? dini vecibeleri/doktrinleri(kural) bilmek, uygulamak mı. bunları karşı tarafın yapmaması, sizi inançlı karşıdakini inançsız mı yapıyor ? elin budisti, isevisi, musevisi bir bakıma ateisti inançlı değiller mi? bu toplumdaki algı; inançlıyım demek ben müslümanım demek gibi birşey yanılıyor muyum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam!
      Öncelikle yorumun için teşekkür ederim. Kelimelerin kestirme yoldan anlama gitmesi yerine, en dolambaçlı yolları kullanarak, epey kilometre sarf ettikten sonra anlamına gitmesini, hatta bazen hiç anlamlı olmamasını (okuyana göre tabi) seviyorum. Eleştiriye gelince, inançlı biri olduğumu söyledim ve bu karşımdakilerin neye inandıkları ya da inanmadıklarını (pekte!) umursadığım anlamına gelmiyor. Ben Allah'a inanıyorum, kesinlikle var olduğuna. Fakat karmaya da inanıyorum. Yani hiçbir şekilde ben inançlıyım, inandığım şeylerin aksinin var olduğuna inananlar ise inançsız demek bana düşmez. Bu arada konumuz bu değildi:) Ama dediğim gibi, yorum yaptığın için teşekkür ederim, yanlış anlaşılmaktan çok korkan biriyim. Unutmadan! Yanlış anlaşılmaların birilerinin ölümlerine bile sebep olduğuna da inanıyorum ama sanıyorum ki konumuz yine bu değildi.
      Teşekkürler!

      Sil
    2. Rica ederim, bugün blog'a bakmak aklıma geldiğinden geç yazdım.Mesajımı aldım diyeyim rahatla :) Mesajını iletirken bir kaç şeye değinmen,(sana göre konu dışına çıkmak) aslında böyleyken böyle de olabilir, böyle de anlayabilirsin demek, bak! bunu diyorum ama paralel evren de bu da olmuş/olabilir demekle aslında detaya girmen hedefin olan "karmaşık yoldan anlatmanın" başka bir yolu herhalde?

      Sil