14 Nisan 2014 Pazartesi

yeterince iyi değilsin?


Su içtim.
Belki soğuktu.
Yoo, hayır.
Yeterince değildi.

Artık karma-kışırak hayat dolu etrafımız. Buna kendimiz de eklenince gerçekten düğüm oluyor bu hayatlar, hem de denizci düğümünden. İtiraf edemediklerimiz, itiraf etmeye zorluyor her geçen gün. Her geçen gün yeni bir şey moda oluyor. Dün gülüp eğlenmek modaysa, bugün yataktan çıkamayacak kadar bunalımda olmak gibi, mesela?

Zaman dolmuyor! Zaman akmıyor! Zaman daha da güçlenerek sona yaklaşıyor ama ne yazık ki sonlanmıyor! Zaman, etrafına 3-5 çocuk almış, her birine nasıl gamsız olacağını öğretmiş, hepsini etrafında döndürüyor. Avucunun içi gibi iyi biliyor oraları. Buraları da epey iyi biliyor. Yardım etmesi gerekirken sadece seyirci kalıyor içinde olup biten bütün karmaşaya. Belki zevk alıyor belki de kahroluyor, bilinmiyor. Bilen varsa el kaldırsın diyor demesine ama cevap vermeyeceğini o da adı gibi iyi biliyor.

Belki de içtiğim su epey soğuktu.
Sanmıyorum, yeterince değildi.

Büyük bir karmaşa. Karmaşa değil mi sizce de metroda havaya uzayan eller? Ya da bütün masaları dolu olan kantinde boş sandalye aramak? Un elemek? Pirinç ayıklamak? Yetmedi, tuzla buz olmak. İsyanım var belli arkadaşlar, nedenini siz de iyi biliyorsunuz. Görünmez olmaya, yokmuş gibi davranmaya, yokmuşum gibi davranılmasına, olmayan şeylerin varlığına inanmaya, inandığım şeylerin aslında elle tutulur gözle görülür şeyler olmamasına, avunmaya, belki de havalara. Ama en çok suyun yeterince soğuk olmamasına.

Su soğuk olsaydı, vazgeçerdim. Deyim yerini bulur, içimdeki milyon ses susar, dış sesim daha baskın çıkardı. Masaya elini vuramayacak kadar gerçek olmayan milyonlarca iç ses...

Gerçi, gerçeklik de tartışılabilir bir konu ya..neyse..
bu yazının bir sonu olmayacaktı zaten.
çünkü zamanın bile sonu gelmiyordu.
ayrıca su gerçekten soğuk değildi.
..