2 Temmuz 2013 Salı

Protein dolu bacaklar, balıktan hafızalar



Penceremin renkli insanları için bu yazı.
Renkli tişört için.
Kırmızı dudak için.

Kocaman binalar. Yan yanalar. Bir sürüler. Çok fazla insan var bu sokakta. Her biri farklı insanlar. Tüttürenlerinden, translarına, köpekli teyzelerden, yakışıklı komşularına kadar. Hepsi farklı. Selam vereni de var kaçıp gideni de.

Ağlayanı da var bu şehrin. Kahkahayı basanı da!

Her gözyaşının arkadasından kocaman bir gülümsemeyi, bir tebessümün arkasından da gözyaşlarını getiren birçok karıncası var bu kumdan kalenin.

Ben.. Ben ortalardayım.. Bilmiyorum.
Bazen dipteyim.
Bazen sonundayım.

Bana kalırsa kocaman bir akvaryumda yaşıyor bu insanlar.

Protein dolu bacakları, balıktan hafızaları!

İnsanlar yiyor. Gerçekten.
Fazla yiyoruz. Acıkmadığımız halde, öylesine diye, hobi olsun diye yiyoruz. Yoldan geçerken bir aç görüyoruz, üzülüyoruz, belki üç beş kuruş eline veriyoruz.

Sonra mı?

Sonra gidiyoruz bir kafeye, alıyoruz elimize ayfonumuzu açıyoruz vatzapı basıyoruz asadafafa'yi! Diyoruz, aşkım sen beni artık sevmiyorsun! Anne bana biraz daha para göndersene, haftasonu arkadaşlarımla tatil kaçamağı yapacağız da!

Dedim ya.
Proteinden bacaklarımız, balıktan hafızalarımız var. Unutuyoruz gördüğümüz o küçücük ama yoğun anı. Açıkçası ne yapmamız gerektiğini bilmiyorum. Varsa bu hükümetin insanlığımızın (!) bu durumuna da bir çözümü, dinlemek isterim açıkçası.

Ne diyordum.
Renkli tişörtler, dudaklar, insanlar.
Seviyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder