17 Ekim 2012 Çarşamba

umut





Ben çizseydim mavi tişörtlü bir adam çizerdim.
Hafif kafası vakumlu. Bıyıklı. Biraz da sakallı.
Şaka bir yana arkadaşlarım çok iyi bilir ki ben bu adamı çizdim.
Sesine makarna kaçmış ve yalnızlıktan ölecek kadar kuğl. 

Büyük adamlar büyük işler yapar. Mesela sabahları severek uyanır, çiçek alır, bebek adımları atmaz, su içer, kahve içer, çayı da şekersiz içer, ton balığının yağını süzer, tuzlu şeyler yemez, karşıdan karşıya geçerken bekler, bazen at gözlüğü kullanır, Adriana Lima için ölmez, bıyıklı olur, dua eder, bir dediği diğer söylediği yedi şeyle tutarlı olur, aldığı suyun pH'ına bakar...

Su içtim.
Soğuk gibiydi.

Kandırdım.
Yeterince değildi.

Anlamanızın zor olduğu şu günlerde tabii ki ben yardımcı olamayacağım. Neyi anlamadığınızı bilmiyorum ama bir yerlerden başlayabiliriz. İlk önce şükredebiliriz. Sonra şükrettiğimiz şeylerle yetinebiliriz. Ya da şükretmek bana yakışmaz ve yeterli gelmez deyip doyumsuz olabiliriz. Doyumsuz insanların doyumsuz nefisleri olur ve genelde nefesleri soğan kokar. Teni kokan insanlar da var laf aramızda. 

Küçük kızlar en çok çilekli sakızları sever. Hatta inanılmaz güçleri vardır; bir kerede seksen tane çiğneyebilmek gibi. Benim de inanılmaz güçlerim var; mesela abartabiliyorum -seksen gibi-

Pardon bayım.
İzninizle bir flört dönemimiz olursa bunu uzatmalı yaşayabilir miyiz? Çünkü o dönemlerde daha iyi adam olabiliyorsunuz siz maymundan kopya erkekler.

Daha ilkokula giden yarım metre bir çocuğun neden gövdesi kadar beslenme çantası olur anlamıyorum. Anlamadığım daha çok şey var tabi. İnsanların neden birbirleriyle oynadıklarını da anlamıyorum, istediği her şey olunca kolay vazgeçebilenleri de anlamıyorum. Kazanınca kaybetmek daha mı çekici? Kaybetmek nasıl olur da unutturur bütün o kazanmak için harcanan eforu. Yemek yaparken tuz atmayı her zaman unuturum. Her zaman su içerim. Ama tuvalete seksen günde bir çıkabilirim? 

Evet. Her şey o beslenme çantası yüzünden oldu.

Gördüğüm insanların sadece kumaştan -pahalı, ucuz- olması ne kadar acı bir bilseniz. Herkes üzerindeki kumaş kadar konuşabiliyor bu ülkede. Pamuktan kumaşı olanlar keten adamı nasıl eziyor bir bilseniz. 

Kumaş demişken daha geçenlerde bir sürü para döküp aldığım şeyin dün çakmasını gördüm ve içime bıyıklı bir öküz oturdu. Bunu yapmasın insanlar.

İnsanlar yapmasın.
Yapmamalılar.
Yap-a-da-bilirler.
nys sn msglsn glba.s.s.s

Yazının şerbeti: Sakin ol ve içmeye devam et.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder