7 Eylül 2012 Cuma

bize gelsene iki molekül patlatırız


Diş fırçalarımızın ne kadar sert olması gerektiğini nasıl dişlerimize hafif, narin, ah kıyamamlı dokunuşlarda bulunmamızı söyleyen pek sayın İsviçreli bilimadamları......

Düşündüm taşındım ve artık düşünmek istemediğime karar verdim. Zaten şerbetten yarısı ölen hücrelerimin bir de boş şeyler yüzünden ölmemesi gerektiğinin sonucuna vardım. Çünkü dedim ki o bölüm az hücreyle bitmez.

İki açısı yetmezmiş gibi üçüncü açıyı bulan zayıf, turuncumsu, derin bakışlı, eşşşşek gözlü pek sayın İsviçreli bilimadamları....

Kendi kendime konuştum ben. (sıkıyorsa nedenini tahmin edin ) Bir silkelen güzelim nedir bu halin senin dedim, çok bilmiş kendime. Senin kuralların vardır. Tabi ya kurallar. Bildiğiniz Murphy Kuralları benimkiler. Biraz daha benli biraz daha pembeli falan. Siyah kalın defterlere ihtiyacım yoktur çünkü çok siyahlar; sevmem öyle resmi şeyleri. Aldım elime ayfonumu....açtım notlarımı....baktım prensiplerime.

#en çok kendimi severim ben
Çünkü kimseyle kendimle eğlendiğim kadar eğlenmem. İçip sarhoş olup kendime komiklikler yaparım. Sevip şımartır sonra da ansızın giderim ben. 20mden birkaç hafta aldım ama hala abimin omuzlarına zıplar, bağırsaklarımın neden bir türlü çalışamadığını konuşurum ben. Büyürüm aslında ama hep küçüğüm ben.
#adımlara ihtiyacım yok koşarım ben
Bu 'bana bir adım gelene 3adım giderim' le alakası olmayan bir prensiptir. Hatta tam aksi. Bazen çok kro olurum ve bir sürü kamyon yazısı söyleyebilirim ezberimden. Ve asla şiir sevmem. Sevemem. İnanmam öyle kafiyeli aşklara. Tutarsız olmalı aşk. aşkdiyebirşeyvarsa. Hesabı kitabı olmamalı. Ali amcanın veresiye defteri gibi olmamalı. Karışık, buruşmuş, eskimiş... İki kişiyle olur aşk. İçinde üçüncünün olduğu aşk değil sadece bir kandırmacadır.

Beyaz önlükleriniz sarı olsaydı da bir havanız olsaydı adınızdan başka, çok kirli sakallı İsviçreli bilim adamları......
#çok severim ama ben
Sevdiğim zaman tam bir bir tam mallaşırım, merkezime alırım; hiçte göt olmam ben. olmazdım ben. harbi oldum ben. neyse konumuz bu değil. Sevdiği zaman belli eden tiplerdenim mesela. OHAHAHAHAH olum çok seviyom ya der dururum anneme. Anneme anlatmazsam sıkılırım o ilişkiden. Anneme anlatamadığım ilişkiden bir cacık olmaz çünkü. Çünkü annem güzel incir reçeli yapar. Çünkü herkesin annesi koca bir yaz boyunca bulduğu bütün meyvelere şekeri basmaz, hobi olarak reçel yapmaz.
#yürümeyi severim yürütenden ötürü........
Bazı sokakları sevmem. Çok anımın olduğu yollardan geçmem. Geçmek zorundaysam karşı yola geçer öyle yürürüm ben. Sizi artık sevmiyorsam tamamen çekilmez öküzün teki olabilirim. Sevmediğimi açık açık belli ederim de. Takmam. İlgilenmem. Güldürmek için ve hatta gülmekten ölebileceğim esprinize gülmemek için sidik torbamı bile patlatırım ben. İnat değilim ama sevmediğim insanlara gülmem ben. Ki genelde gülerim ben.

Lan evde kaldınız be İsviçreli bilimadamları..........
#en çok beni seveceksiniz.
Şaka lan korkmayın.
Ama sevmiyorsanız da muş gibi yapmayacaksınız.

#bunlar bitmez
#
#
#
#her gün kendime prensipler getirebilirim.
#
#
#her gün prensiplerimden vazgeçebilirim.


Her şeyi yapabilirim de nefret etmeyi bir türlü başaramıyorum. Sadece uzaklaşıyorum.
Şimdi söyleyin bana pek lensli İsviçreli bilim adamları.
30umda hala evlenmemiş olursam....
bana üç açılı teklifte bulunabilir misiniz?
"bir sen....bir ben...bir de kırmızı papyon" şeklinde.
hı?

1 yorum: