1 Nisan 2012 Pazar

Cumartesiden sonra pazar


İstersen istiyor.
Seversen seviyor.
Özlersen özlüyor.
Pazar sabahı neden bu kadar güzel. Pazarı güzel yapan ne. 
Pazar sabahını güzelleştiren dünden kalan kesitler, sabah duyulan onun sesi olabilir.
Yoksa hiçbir pazar çekilir bir dert değildir.
Şimdi her kötü şeyi olumlu bir şeymiş gibi düşünenleri, her şerde bir hayır vardır diyenleri, tatlısı bitince delirip sapıtmayanları çok iyi anlıyorum. Bence zaten başlarına gelebilecek en güzel şey gelmiştir, aşık olmuşlardır. Diğerleri hep ayrıntı.
Seven insan çok da takılmıyor havanın yağmurlu olmasına.
Seven insan çok da umursamıyor yan odadakilerin neden tartıştığını.
Bir şarkı açıyor, dalıyor hayallere insan. Hayal kadrosu iki kişilik. Bir o bir de kendisi. Gerçek kadro ise öyle değil. Gerçek kadronun içinde bir sürü kötü insan var, ayrılık var, insanların birbirinden ayrılması var, aşk yok. Gürültü, hakaret, gri tonları var gerçek kadroda. Gerçek var. Hayal olamayacak kadar gerçek. Bu yüzden hayal kadrosundayız ya. 
Bir şarkı açıyor, dalıyor hayallere insan. Öyle mutlu oluyor çünkü.
Her şarkıyı ona söylüyor, her sözü ona yazıyor.
Alışmak güzel şey, alıştığın aşk olunca.
Onun aşkı olunca.
Yanında yokken bile o varmış gibi yaşamak, onun olamayacağı bir kadroyu düşünememek. Rolü ondan başkasıyla paylaşamayacağını bilmek. 
Çikolatasız sadece birkaç gün geçirebileceğinden emin olmak kadar kesin.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder