18 Şubat 2012 Cumartesi

bir şeyler hiçbir şeyleri dengeliyor


Yaşamımızdan küçük şeyleri sorun haline getirip, kendimize hediye paketi halinde sunup küçücük bedenlerimizi yoruyoruz. Düşünmeden duramıyoruz. Sanki dünyayı biz kurtaracakmış gibi saçma sapan hareketlerimiz var. Çok küçük detayları bile günlerce düşündüğümü hatırlıyorum ben. Abartmıyorum. Onu düşündüğümü fark edip uyandığım sabahlar, onu düşünmemeyi deneyerek uyumaya çalıştığım geceleri biliyorum. Gerçi hala öyle. 

Sanki dünyadaki bütün tatlıları toplatmışlar da bir daha asla yiyemeyeceğim. Hatta en son tatlıdan uzak durmaya çalıştığımı hatırlayınca kendime kızacakmışım gibigibigibi.

Bazen diğerlerini kendimizden daha çok düşündüğümüzü söyleriz bir diğerlerine ama bir türlü kabul etmeyiz aslında kendimizi herkesten fazla düşündüğümüzü. Her şeyin dengesi olduğunu düşünüyorum ben. Yani dünyada ne kadar iyi insan varsa bir o kadarda kötü insanlar var. Birini ne kadar seversek o kadar bizden uzaklaşıyor. Ben ne kadar aç gözlülük yapıp kendimi patlayana kadar doyurursam, bir başkası -yeri fark etmez. belki yan komşum belki de benden kilometrelerce uzakta biri- benim aksime açlıktan ölüyor. Benim onu sevdiğim kadar, beni bir başkası seviyor. Ya da benim onu sevdiğim kadar o da bir başkasını seviyor, bu da olabilir. Her şey olabilir. 
Yorulduğumu hissettiğim anlar oluyor. Üşendiğim zamanlar oluyor. Bıktığım, usandığım günler oluyor. Hepsi hayatımdan birilerini götürüp yerine bir başkasını getiriyor. Bu da bir denge. Şimdi hayatımdan kim isteyerek gitse, yerine bir o kadar isteyip gelecek insan olacak.
Her şey dönüşümlü.
Her şey karşılıklı.
Ne yazık ki hepsi de sabır gerektiriyor.

Kendi kuruntularım, takıntılarım, aşklarım, hayal kırıklıklarım.... Hepsine karşılık gelen sevinçlerim, mutluluklarım ve tabii aşklarım da var.
Bugün ne olursa olsun. Neye kızarsam kızayım, içimden 10a kadar sayıp bekledim. Çünkü biliyorum vücudum ne kadar bir anda kasılsa da, hemen gevşeyecekti. bkz.dengelerdenbahsettim 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder