9 Şubat 2012 Perşembe

Bir bahanem var o güne dair


Artık ne anlattım bilmiyorum. Ne duymak istedin, işte bunun hakkında da hiçbir fikrim yok.
Sadece bir şarkı vardı. Onu hatırlıyorum. Biraz saçmaydı. Yani gün için saçmaydı. Hayır, biraz değil epey saçmaydı. Bahanemi çürütecek tek gerçek o duygusuz şarkı olabilir.


Ayaküstü yapılan şeyler denildiğinde aklınıza neler geliyor?
#ayaküstüyemekyeme
#ayaküstüvuruş
#ayaküstüöpmek
#ayaküstüyerler
#ayaküstüuğramak
...
#ayaküstüsevmek

Ne zaman farklı ortamlara girsek, yeni insanlarla tanışsak, dansta partnerin olduğunda, sıkıcı esprisine sen güldün diye, sınıfa aynı anda girdin diye, son çikolataya beraber uzandığınızda, sinemada koltuklarınız yan yana geldiyse, en yakın arkadaşının sevgilisinin sevgilisiyle tanıştın diye bir ilişkiye başlamak zorunda mısın?
Ayaküstü sevmek zorunda değiliz birbirimizi. Böyle yapacaksak bugünden hiç tanışmamış iki insan olabiliriz.
Kolay olan şey bu zaten. Bugünlerde herkes bunu yapıyor. Kolayı seçiyor. Koşullara bakıyor, baktı uygun hemen "bir ilişkisi var!"
İlk günden el ele tutuşmalar, ikincide öpüşmeler, ayaküstü koklaşmalar, sonra sevişmeler falan filan. Sorsanız, en doğru olanı onlar yapıyor. Birbirleriyle her dakikalarını, en mahrem yerlerini paylaşıyorlar. Sorsanız, bu devirde aşk böyle yürüyor. Çünkü bunlar birbirine 'aşığız' diyorlar.
Ne zaman ayaküstü yemek yesem ya ana öğüne tıkanır, onu yiyemem ya da bütün günü ara öğünlerle geçiştiririm. Ne zaman bir yere şöyle geçerken uğrasam sıkılırım. gibi gibi.

Bir sebebi var.
Kimseyi öylesine sevemeyecek halde. Herkesi gülerken mutlu eden beni biraz sıktınız bu aralar. Kendisini soyutluyor atıştırmalık ilişkilerden.

Bir dakika.
Mümkünse yarın, yarından sonra, sonradan da sonra...
Bir dakika.
Bu yazıyı yazdıktan hemen sonra, benden gereksiz ilgi, sıcaklık, mesaj, arama gibi şeyler beklemeyin. Bir de az konuşun. Kafam şişti.

Çikolata gününüz bol çikolatalı olmuştur umarım.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder