17 Ocak 2012 Salı

Bugünün içeriğinden koptu geldi



Bir şeylerden ne zaman vazgeçsem, birileri için o şey en önemli şey haline geliyor. Ne zaman birisi benim için çok önemli olsa o kişi bir başkası için 'gereksiz' olarak nitelendiriliyor. Künefe için ne zaman çok güzel desem, ay çok şerbetli nasıl yiyorsun tepkisi alıyorum. Birini ne zaman çok sevsem her şey çok sıradan geliyor insanlara. Sevgiyi basite indirgiyorlar. Künefeyi şerbetli diye dışlıyorlar.
Pembeyi de sevmiyorlar. Panjurdan bahsetmiyorum.Barbie'yle Ken'in arabasından da bahsetmiyorum. Elbiseden, atkıdan, kalemden, defterden, çilekli sütten bahsediyorum. Çok kızca lan diyor arkadaşım. Gerizekalı sen nesin, erkek mi? Yoksa 30 yaş bunalımında falan mısın?
Türkçe şarkı fazla bilmediğim için ne biçim Türk'sün muamelesi görüyorum alfabemizin harflerini yersiz ve sebepsiz kullanan 'sevqili aRKadaşım'dan.
Tuvalette yarım saatten fazla durduğum için vaktimin birçoğu boşuna geçmesin diye kitabımı, bilgisayarımı yanıma alıyorum diye oyalanıyor oluyorum olmasına ama bilmiyorlar ki düzeni bozulduğu an iki hafta gazını ben çekiyorum.
Gülerken kendimden geçiyormuşum bazen, çok mutsuz olduklarında onları güldürebiliyormuşum. Şebekmişim. Şükür lan. Sonunda iyi bir yere bağladılar.
Acele etmeseymişim bugün düşüp morartmazmışım bir yerlerimi. Haklılar. Ama bilmiyorlardı ki neden acele ettiğimi. Siz de bilmeyin zaten. Ama haklı sebeplerim vardı cidden.
yani
her şeyi
bilemezsiniz
zaten. bu biraz
şey...işte biraz imkansız
Beni böyle kabul edin.
Konuşurken birden ne söyleyeceğimi unutabilirim. Bazen çok kırmızı ve pembe sevebilirim. Bir anda dalıp gidebilirim. Sevgilinle aranın neden bozulduğunu yarın bana tekrar anlatmak zorunda kalabilirsin. Bazen seni sıkabilirim, hep onu anlatabilirim. Bazense hiçbir şey anlatmam, en yakın arkadaşım olduğunu düşünüyorsan haklı olarak isyan edip 'anlatsana biraz' diye sitem edebilirsin. Hayatından bir anda çıkıp gidebilirim. Bazen hiç gidemem. Paylaştığım tatlılardan rahatsız oluyorsan beni feysten silebilirsin, çünkü bu benim klasiğim. Hep olacak yani. Ama sen listemde hep olmak zorunda değilsin. Benim için bir şeyler ifade ediyorsun demek değil sana 'kanka' demem. Ağlarsan senin yanında olabilirim. Soru sormam, anlat demem. Tamam çok merak ederim ama sıkmam seni. Ama bazen de çok sıkabilirim.
Yarın Türkçe sınavım var. Konuyu kimse bilmiyor, müfredat diye bir şey yok. Sadece konuşuyoruz derste. İnsan merak etmez mi ne çıkar diye. Etmiyorum işte. O kadar da rahat oluyor insan ilk vizesi yüksek, sunumu da pohpohlayıcı bir not olunca.
neyse
son2.

1 yorum:

  1. Sonuçları sebepler doğurur, 'sevqili aRkadaŞLarn' da anlar bir gün.:)

    YanıtlaSil