29 Aralık 2011 Perşembe

Kutlamayınız



Cumartesiyi pazara bağlayan gece yeni bir yıla başlıyoruz. Bu uğursuz yıl bitiyor ve güzel bir yıl olmasını umduğumuz bir yıla daha geçiyoruz.
Her yeni başlayan şeye dair umutları var biz insanların. Her yeni şeyde, yeni umutlar.
Yeni bir ilişkide, bir öncekinden daha iyi olsun istiyoruz.
Her pazartesi diyete başlıyoruz.
Her ‘yarın’ ders çalışıyorum diyoruz.
Her akşam düzenli olarak kitap okumaya başlıyoruz.
Her kötü şeyin sonunda daha çok akıllanıyoruz.
-yoruz, -yoruz, -yoruz.
Ve evet.
Yeni bir yıla da başlarken bir sürü umutlarımız oluyor.
Aşk gibi.
Arkadaşlık gibi.
Aile gibi.
Ben yeni bir yıldan bir şey istemiyorum. Yeni bir yıl demek benim gözümde sadece tarihin rakamlarının üzerinde oynaması o kadar. Hiçbir şey ifade etmiyor. Hatta her pazartesi benim için daha önemli. Diyetler işte, bilirsin.
Oda arkadaşlarımın hepsi yeni yıl için aylar öncesinden partiler ayarlıyor. Birileri yeni yılda artacak vergileri düşünürken belki de bir diğerleri ilk ilişkisine giriyor olacak o gece. Belki de o gece hayatlarının hatasını yapacaklar. Belki aşık olacaklar, içkilerin etkisiyle. Belki benim gibi annesi ve ablasıyla çam ağacının olmadığı salonlarında girip, gece yatmadan önce seneye görüşürüz esprisini yapıp uyuyacaklar.
Benim gözümde eğlenmek çok güzel bir şeydir. Dans etmeyi, sesimin berbatlığına rağmen bağıra çağıra şarkı söylemeye bayılırım. Banyodaki sesler benden sorulur. Hatta daha önce bunu sana söyledim mi bilmiyorum arkadaşım ama yurtta dans ederken öyle kendimden geçmişim ki karşı okulun perdeleri birden sinirli bir şekilde kapatıldı. Neyse ne diyorduk. Heh evet, eğlenceyi severim ama hayatımda hiçbir zaman –kesinkonuşmayısevmiyorumama- kutlamayacağım iki gün vardır; o da yeni yıl ve sevgililer günüdür. İkisi de saçma. Tamamen alkole, hediyeye, bol yapmacıklığa dayanan iki gün. Bir ocak, on dört şubat. Tamamen saçmalık.
İnsanlar bayramlarda iki adım hareket edip akrabalarının ellerini öpmekten aciz ama aylar öncesinden o gün ne giyineceklerini planlıyorlar.
İnsanlar sıradan günlerde birbirlerine birbirlerini sevdiklerini söylemekten aciz ama o saçma sapan günde herkes aşık oluyor.
Bu dediklerime katılmıyor olabilirsin ama ben böyle düşünüyorum. Buna inanıyorum. Yobaz bir insan değilim, dedim ya eğlenmeyi ya da aşık olmayı ben de seviyorum. Hatta itiraf edeyim aşıkken o kadar şapşal oluyorum ki o halimi bile çok seviyorum. Ama bu iki gün  tamamen yapmacık ve sahte geliyor bana. Biraz benim baktığım taraftan bakarsan anlayabilirsin. Çünkü biliyorsun seninle ortak acılarımız, sevinçlerimi var. İkimiz apayrı iki insan değiliz.
Bugün yaşıyorsun, iyi kötü nefes alıyorsun. Kalk elini yüzünü yıka. Dişlerini fırçala. Üzerine en yakışan elbiseni giyin. Saçını yap ya da yaptır.
İlk olarak annene git onu ne kadar sevdiğini söyle. Öp kocaman. Bir şey kaybetmezsin. Bunu yaparsan rahatladığını fark edeceksin. Sonra sevgilini ara, onu hiç kimseye değişmeyeceğini söyle. Sana sahip olduğu için kendisini bir kez daha şanslı hissetsin. Eğer sevmiyorsan, öylesine içindeysen ilişkinin hemen ayrıl. Çünkü onunla geçirdiğin her dakika bir şeyler kaybediyorsun aynı zamanda kaybettiriyorsun.
Kendini sev ilk önce.
Düşünmeyi sev.
İnsan düşündükçe büyür çünkü.

26 Aralık 2011 Pazartesi

Özür dilerim



Özür dilerim.
Bugün dalgınlığıma geldi, seni düşünmeye başladım. Aslında seni düşünürken yanına kendimi getirmedim. Ben yoktum. Sadece sen vardın. Neden diye sorabilirsin ya da sormazsın (her zamanki gibi) fark etmez. Nedenini bilmiyorum. Nedeni belki de seninle benim, bizim, hiçbir zaman yan yana gelemeyecek olmamız olabilir. Gelmeyecek olmamız da diyebiliriz tabi.
Özür dilerim.
Bugün farkında olmadan seni anlatırken sevgilim dedim. Çok mutluydum. Seni yine benimmiş gibi anlatırken. Sonra yanımdakinin beni bozmadan, bana imalı bir şekilde baktığında anladım. Yanlış kelime kullanmıştım. Yanlış insan için yanlış kelime. Ne yapayım, çok benimsemişim seni.
Özür dilerim.
Bugün seni tam rahatsız edecektim ki kendimi zar zor durdurdum. 'Hadi dön' diye mesaj atıyordum, göndere basmadan vazgeçtim. Çünkü dönsen de değişen hiçbir şey olmayacaktı. Çok emin konuşuyorum dimi? Çünkü biliyorum. Çünkü bir kez gitmedin sen.
Özür dilerim.
Bu şarkıyı dinlerken seni bir bir silmeyi düşünüyorum; aklımdan, kalbimden. Çok istiyorum bunu. Gelmeyecek bir insanı, hiçbir zaman dönmeyecek bir insanı beklemek...sevmek... ne kadar zor bilmiyorsun sen. Belki yaşadın bunu. Benim dışımda biriyle. Herhangi biri işte. Belki ileride yaşayacaksın. Herhangi biriyle, benim dışımda biriyle işte.
Özür dilerim.
Bugün sen aklımdayken başka bir çocuğun bana kur yapmasına izin verdim. O konuşuyordu, ben gülüyordum. O bana bakıyordu, ben seni görmeyi deniyordum. Daha ilk günler diye mi seni arıyorum yoksa önüme gelen herkeste? Öyle mi dersin. Geçer mi dersin.

Özür dilerim.
Bu gece de seviyorum seni.
Özür dilerim.
Bugün daha çok özledim seni.

Özür dilerim; ben sadece daha fazla soru istemedim sana dair.

24 Aralık 2011 Cumartesi

bazen giderler ve kabul etmek zor da olsa; bu en iyisidir

                                                      http://fizy.com/#s/1dl8h4



İsteyen istediği şekilde duygularını tatmin edip gidebilir yazısı falan mı yazıyor benim alnımda.
bir dakika.
enayi falan da yazıyor olabilir.
Yaşadığınız en güzel ilişkilerin ya da hayatınızın aşkını nasıl bulduğunuzu çok merak ediyorum. Neler yapıyorsunuz aşık olduğunuz zaman, neler hissediyorsunuz. Hiç ilişkinizde kırıldığınız oldu mu. İlişki dediğiniz şey ne. Mutluluk tek bir kişiye bağlanmalı mıdır, her şeyin sonu olduğu bilindiği halde. Ya da bir ilişki bittiğinde yeni insanlara kendinizi nasıl açıyorsunuz. Aşk bazı insanlar için var mı, bazı insanlar aşık olamıyor mu. Kriterler belirtildiğinde bulunabiliyor mu ısmarlama aşk?
biraz sevsin.
yok baya sevsin.
hatta aşık olsun.
saklamanın ne anlamı var. bana aşık olduğunu her an hissedeyim.
Bir ısmarlama aşk arıyorum, ilgililerin dikkatine!.' falan diye duyuruyor musunuz yoksa sevgilinizden ayrıldığınızda.
ÇOK SORU SORDUM BİLİYORUM.
N E Y S E.
Çok güzel duygularım yok mesela artık benim. Herhalde gelecek sevgilimi şöyle seksen yıl izleyip tutarlımıdeğilmikarpuzgibikontrolediciğimonu sonra da ona sevgilim diyemeden buruşup gideceğim. Ya da tam tersi olacak. Artık hiçbir şekilde sevmeden bir ilişkiye adım atarım. Çünkü öyle yapıyorlar. Gerçekten. Ve çok da mutlular. arkadaşlarım yani.
Bazıinsanlarıanlamakişkencegibidiraradabirdurupdinlenmekistersinamakaçmasındankorkupduramazsındadinlemezsindeaynıbuyazıyıokumakgibiişkencedirbazıinsanlarıanlamakkigalibabençoksevdimamaölmedimyanihalanefesalıphalaazalsadagülebiliyorumgülmeyiseviyoruminsanlararağmenonarağmenonudaseviyordumzatenben.
Bazı şeyler bittiğinde üzülür insan.
Ben üzüldüm.
Geri dönüşü olmasın diye de dua eder ama bir yandan.
Çünkü üzülmeye devam etmek istemez.
İstemiyorum mesela.
ki geçiyor.
gerçekten.
Her gün biraz daha biteceksin benden.

Ve bazı insanları unutmak çok kolay olur. Çünkü kimseye benzemez. Kimse onları hatırlatmaz size. Kimse gibi olmamıştır ve siz onu kimse de aramayı düşünemezsiniz. Çünkü bilirsiniz ki kimse gibi değildir. Ve böylelerini unutmak başlarda ne kadar zor gibi gözükse de aslında zamanla kolaylaşır. Zaman insanı olgunlaştırır mı bilmiyorum ama bazı acıları hafifletir, unutulmazların hatırlanmasını zorlaştırır. Böyle durumlarda yapılabilecek en iyi şey susmaktır.

Ve ben de sende susuyorum.
İnanabilirsin bana.
Ne tutarsızlıklarım vardı sana ne de belirsizliklerim. Çünkü en başından beri aynıydı düşüncelerim.
Ama bu sabah.... Her şey değişti...
İyi bak kendine.

son bir şey daha. benden sonrakinde üçüncüde dördüncüde ya da fark etmez onuncuda da olabilir; iyi bak sevgiline. çünkü onlar da benim gibi olacak. benim gibi derken; seni seveceklerinden bahsediyorum sadece. çünkü hiçbiri benim gibi aptal olamaz. seniseviyorum. ve son kez; öptüm.



20 Aralık 2011 Salı

Telefonumdaki notları bilin istedim. Çünkü siliyorum canlar.


Okeye gidiyoruz haftaya cumartesi .D 
                      5 Temmuz 2010 17:03

Çok erik yedik laaaaaağn. 'Sıla Berrak
                      6 Temmuz 2010 23:49

Güzel bir günün ardından belirsiz bir gece.
                          9 Temmuz 2010 23:07
Twist'i unutma !
16 Haziran 2010 20:07
Bazen ne yaparsaaaaaan yap olmuyor bazeeen
                                29  Haziran 2010 23:55


İnce ince soğanı kes dört tane.Yumurta kır yine dört tane.Tuz, karabiber koy.
                                                                               13 Ağustos 2010 00:13
Hayat beni neden yoruyorsun!
26 Ağustos 2010 02:24

Hayat çok garip. Bir gün iyi olurken diğer gün tam tersi kötü olabiliyor. Bazen kararlar alıyorsun ya da hayat sana zorla aldırıyor orası meçhul. Bu kararlarda çok kesin düşünüyorsun. Ve öyle bir gün geliyor ki aldığın kararı tamamen unutuyorsun. O karar için verdiğin emeklerin hiçbir önemi kalmıyor. Senin için önemli olan o kararı unutmana neden olan şey oluyor. Sonunda da hiçleşiyorsun. Kararlarında duramayan koca bir hiç. Artık kendisini kendisine kanıtlamaya çalışan değil, kendisini tamamen dışarıdaki yabancılara kanıtlayan bir zavallı, aciz. Hoşgeldin. Yeni hayatına hoşgeldin..
                                    30 Ağustos 2010 20:40


Yazık çok yazık, tanıyorum sandığım insanlar çok yamuk.
                                                      2 Eylül 2010 00:20

Bazı şeyler gözümün içine sokularak yapılıyor. Ve bu hiç hoşuma gitmiyor. Neden ya neden!
                                                                                                            5 Eylül 2010 14:11


Yersin sonra yemedim dersin.
             6 Eylül 2010 22:27


En saf kadınlar bile rol yapmada ne kadar usta oluyorlar.
                                                      6 Eylül 2010 23:23


Saat 04:02 teyzemde kalıyoruz. Dilara hortladı. Beni de hortlattı. Sabahın köründe dersanem var. Teşekkürler Dilara teşekkürler kuzen.
                       16 Eylül 2010 04:03


Bazen birbirlerine yalanmak için şekilden şekle girenlere şahit oluyorum.
                                                                          17 Eylül 2010 19:32


Of!
20 Eylül 2010 23:37
İrem'le dersanedeyiz. O mesaj bekliyor içten içe. Bense sıra yüzünden ağrıyan popomla uğraşıyorum. Şimdi dışarı çıkıyoruz. Arslan hocayla camın kenarında muhabbet etmekteyiz. Şimdide çıktık akm'ye gidiyoruz. 'SılaBerrak
21 Eylül 2010 15:41


İremin hiç bitmeyen tuvaleti yine gelir ve beni nargileyle baş başa bırakır.
                                                                           21 Eylül 2010 16:32

Bütün mallar bir sınıfa mı toplanır? Koskoca bir sene ya!
                                                    23 Eylül 2010 14:00


Yine de düşünürsün, ipler her zaman senin elinde olmalı mı yoksa olmamalı mı diye. Yine de düşünürsün. Yorulmalı mı yorulmamalı mı diye.
                 27 Eylül 2010 19:50


Dün kurduğumuz imkansız hayallerden sonra şimdi dersanedeyiz. Seni sattım Emre'yle oturuyorum. Ooooooh. Arslan hoca çok komik tahtada şekilden şekle giriyor. Aslında buradan bakınca hepiniz çok komik gözüküyorsunuz. Soruları çözmek için şekilden şekle giriyorsunuz.d Konu da permütasyon. Bana dönüp kime mesaj attığımı soruyorsun, tabii ki de kimseye şapşal.d 'SılaBerrak
                                                                                       1 Ekim 2010 19:24


Üzülünce belli etmek mi gerekir illaki? Sadece paylaşırsan mı geçer o üzüntü? Ya da diyorum ki umursamamalı mısın bazen bazı şeyleri? Üzülmemek bununla ilgili bir şey. Çok ama çok karışık o şey.
                                                                                                                         1 Ekim 2010 20:58

Sen beklersin. Her zaman beklersin. Evet. Ama o bunu hiçbir zaman bilmez. Görmez. Belki de görmek istemez. Hatalar arar. Sende olan hataları... Sen de zaten bilmesini istemezsin ya. Hataların çok fazladır. Eskisi gibi olamayacak kadar fazla. Sen bağırsan da çağırsan da kimse seni duymaz. Takmaz! Çünkü dışına vuramazsın. Sadece yaşarsın kendi içinde.
                               3 Ekim 2010 12:09

Şuan en çok nerede mi olmak isterdim?  Kimsenin beni tanımadığı, ama beni çok iyi anlayabilen insanların içinde. Hemde konuşmak zorunda kalmadan. Sadece anlasalar. Dinlemeseler ama bilseler ya da görmeseler ama hissetseler.
4 Ekim 2010 21:55


  Bazen karşımda tıpkı benim gibi biri duruyor. Bazense karşımdaki hayatıma girmiş yeni, hiç tanımadığım biri.
7 Ekim 2010 22:19


Güven. Tam da mesela bu ya.
           19 Ekim 2010 23:23


Eveeeeet İrem'in ne güzel bir gündü diyeceği bir günümüz dahaaaa .d 'SılaBerrak
                                                                                        24 Ekim 2010 17:25


Notnotnotnotnot....not 'SılaBerrak
                   1 Kasım 2010 20:34


Siz ev işi yapın, ben hep uyuyayım yihuuu 'SılaBerrak
                                                1 Kasım 2010 22:44

Çok iyi yalancı olamazsın değil mi?
23 Kasım 2010 22:09

Sıla bok ye .d
27 Kasım 2010 10:21
Zaman diyorum çok çabuk geçse de şu içinde bulunduğum ikiyüzlülükten kurtulsam, yüzüme gülüp arkamdan ya da içlerinden saçma sapan şeyler düşünenlerden kurtulsam. Sadece sevdiklerim olsa, sevenlerim. Diğerleri hayatımda olmasa. Her şey ne kadar da güzel olurdu.
                                            27 Kasım 2010 20:18


Kendime her gün hatırlatıyorum; sabret!
                         29 Kasım 2010 22:41


Neye inanmalı; söylenenlere mi hissedilenlere mi?
                                      30 Kasım 2010 21:05


Çok tehlikelidir duygularını saklayabilen. Dahada tehlikelidir yüzüne gülüp arkandan söven.
                                                                                                      6 Aralık 2010 19:15


Sanki inadıma zaman yavaş yavaş ilerliyor. Sevdiklerim yanımda olsa belki bir ihtimal... Ama hepsi uzaktaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa.
              11 Aralık 2010 21:02


İpekyol! İnci! Unutma!
17 Aralık 2010 23:09


Aldatılıyorum insanlarca.
20 Aralık 2010 23:19


Aslında ben bu kadar dengesiz değildim. Havalar yaptı galiba beni böyle. Ya da bilmiyorum belki de insanlar... Tutarsızlıklar...
   25 Aralık 2010 13:43


Mutlu oluyorsa bırak kalsın öyle. Ama önemseme de. Kısacası ne hali varsa görsün.
                                                                                           26 Aralık 2010 13:02


Evet burası mal kaynıyor. Yaş ortalaması 10. Belki de 5 bile olabilir. Ortalamayı düşüren de Merve.
                                                                                                                   20 Ocak 2011 15:26


Aşık olmak o kadar da önemli değil, bence bütün mesela aşık kalabilmekte.
                                                                              22 Ocak 2011 17:23


Gördüğüm herkes tükürdüğünü yalıyoooooor, hayıııııırdırrrr?
                                                         22 Ocak 2011 17:23


i guesss....somethinglgksdşlgsdjşjljklş
                      29 Ocak 2011 22:47


Bugün güzel bir gün. Ama dostumu özledim..
                                10 Şubat 2011 20:29


Gözümden gelen yaş içine girdiğim bu karmaşık olaylardan dolayı mı? Bu garip duygulardan. Yoksa rımelim mi aktı?
17 Şubat 2011 22:34

Bazen insanın ağzı farklı söyler kalbi farklı. Bazen içimizdekileri bir türlü söyleyemeyiz ve bu yüzden her zaman yanlış anlaşılırız. Neden bilmem ama bu aralar hep bunu yaşıyorum. Yatıyorum kalkıyorum o. Beni yanlış anlıyor, duyduklarına inanma diyesim geliyor ama kalbimdekileri de söyleyemiyorum tabi.
                                                                                                            18 Şubat 2011 08:02


Hayatıma giren herkes benim kafamda kurduklarım kadardır. Onun hakkında yorum yapmam anlık girip çıkmasıyla da olabilir.
19 Şubat 2011 12:47


Tıpkı bugün o şarkıyı mırıldandığımda radyoda çalması gibi, seni her düşündüğümde de karşıma sen çıksan. Yine öylesine baksan. Ben yine üstüme alınsam. Bir bakıştan binlerce anlam çıkarsam.
                                                                                              19 Şubat 2011 17:24


Her seferinde aynı sendrom. Aynı mal, öküz kişiliğinde sendromunu yaşıyorum. Galiba her konuda büyüsem de o'nda büyümem. O kalacak. Aynı çocukluğumdaki gibi..
                                                       24 Şubat 2011 13:54


Öyleyse bu da benden sana iremcim. Burası sıkıcı hayat sıkıcı ama biliyor muyuz gideceğimiz yerin sıkıcı olmadığını? Hiçbir şey bilmiyoruz. Biz daha çok küçüğüz. Önümüzde belki yıllar var belki öyle bir şey olacak ki bir anda değişecek her şey. Belki kötü sandığımız insanlar o kadar da kötü değildir. Bazen hiç tanımadıkların sana çok yakındır ya da bazen en yakınındakiler en uzak..Hayat değişiyor. İnsanlar da duygular da tabi. Aksi halini düşünsene, mongol gibi yaşar gideriz. Kısaca iremcim haklısın buradan gitmeliyiz. ÖSYM binası çökmeyeceğine göre gitmekten başka bir çaremiz yok balım. Umarımka hayat bizi layık olduğumuz yerlere, yanımızda sevdiklerimizle sürükler... Mutluluk bize de çok yakışıyor.. 'DilaraYılmaz
25 Şubat 2011 22:56


Bazen doğru olanı yapmak için en çok istediklerimizden bile vazgeçeriz...hayallerimizden bile..'Salih
26 Şubat 2011 23:39


Yazmak istemiyorum şuan çok sıkılıyorum salihcanla coğrafya ve tarih çözmeye çalışıyoruz bunaldım ööğğğğ.. Söylemek istediğin bir şey var mı can? Sus tamam. 'DilaraYılmaz
27 Şubat 2011 01:43


Bazenle başlayan her cümle bahanedir genç.
27 Şubat 2011 10:10


Az zaman çooooook iş dostum çok iş. Geleceğe adım adım... Hayaller ya da hayal kırıklıkları... Bizim kaderimiz hangisi? Anlıyorum... 'DilaraYılmaz
28 Şubat 2011 22:22


Geri gel zaman geri gel. Seni iyi değerlendiremedim zaman affet beni. Kıymetini bilemedim. Belki çok geç ama olsun anladım sonunda. Bana kızma zaman evet haklısın tembelin tekiyin ben kozalak kafalıyım ama bir büyüklük yap da affet beni zaman, bana zaman tanı. Hem bütün suç bende mi ki?? Daha keyfine varmadan geçip gidiyorsun. Azzz bi dur ya! Valla bıktık artık ama ben oseseusum anlamıyorsun. Yapmam gereken bi sürü şey varrr! Anlaaaaa noluuuuur acı bana üzül vah de mıh de de işte bir şeyler. Zamaaaaaaan benim için biraz durur musun lütfeeen?
          2 Mart 2011 19:43


Ben her gün gördüğüm seni değil.... Ox'umu özledim.
                                                 4 Mart 2011 15:46
Ben kendime bile güvenemezken bana güven diyenler, ah siz..
27 Mart 2011 22:10


Muhallebi kusabiliiiiiiirim aaaaaay!
2 Nisan 2011 16:17


Sevgili mesajı 3 saatte silemeyen dokunmatiği şaşırmış telefonum merhaabaaaaa. Ben burada 3kilo yaptım sen hala ne yapıyorsun ya. Şimdi bir şey diyesim var ama dişlerimi fırçalamadım daha çok utanıyorum. Popo dondu burada hala silemedin bak ya! xoxo
3 Nisan 2011 10:11


Yine o akşamlardan biri, ara ara ses geliyor 'lokloklok.... Hüzün bastı bana anlıyor musun? Uzun zamandır ilk defa bu sıklıkla oluyor. Duygulanıyorum. Seni hep içimde tutmak istiyorum ama biliyorum ki sen benden uzakta olunca daha mutluyum. Aylavyumayşit. Bir de beni zorlamasan, bi anda çıksan. iki hafta beklemesen. Ah. ah..
8 Nisan 2011 21:16


Kimsenin kimseyi düşünmediği bir zamanda yaşıyoruz. Tıpkı birbirinden habersiz körler gibi. Varlıklarını hissediyoruz ama tepki veremiyoruz. Çünkü onların yaşayıp yaşamaması bizim onları varsaymamız için geçerli bir neden değil. Varlar ya da yoklar kimin umurunda? Kendilerini gösteremedikten sonra, kendileri görmek istemedikten sonra görünür olmaları ne fayda? İnsanlar birbirlerini kırıyor bu zamanlarda. Benim öğrendiğim şey bu.. Bencilleşiyoruz..
22 Nisan 2011 23:50


Bana kızı göster ne tür dost arası kaşar olduğunu söyleyeyim.
11 Mayıs 2011 15:21


Bugün cumartesi. Hepsinden farklı cumartesi. Kimsesiz, sessiz, bir o kadar da hırçın. Gölgelerden kaçan ürkek bir insanın üzerindeki yorgunluk gibi. Tıpkı ben gibi. Biz gibi. Olamayan biz gibi. Bugün sana bakarken düşündüm. Eski bizi. Çocukluğumuzu. Ne kadar da güzel, çocukçaymış. Şimdi birbirimizin yanında değiliz. Ben birine sevgilim derken belki de sen on kişiye birden kendini açıyorsun, her zamanki gibi. Değil mi? Gözlerin değişmiş. Bir başka bakıyorlar artık. Eski, kendisini henüz tanımamış saf insan gitmiş. Yerine akıllı olduğunu sanan ve her şeyin merkezine kendisini koyan birisi gelmiş. O gitmiş. Benim ilk aşkım gitmiş. Yoksa benden sonra öldürdün mü onu? Kim bilir. Evet. Artık biz diye bir şey yok. Olmayacak da. Olmasın da. İstemiyorum da istemiyorsun da. Ben nasıl sana baktığımda kötü şeyler hatırlıyorsam, sen de bana baktığında kötü şeyler anımsıyorsun.  Yazdıkça anlıyorum. İçimi  döktükçe hissediyorum. Cidden. Biz... Olamayan biz bitmişiz. Zor oldu ama sonunda bitti.
28 Mayıs 2011 14:26


Neydi bu insanların hayatından çıkış tarzın bu mudur senin??
8 Ekim 2011 09:58


Neden seviyorum seni. Neden aşık olduğumu söyleyemiyorum. Alt tarafı uzaklaşırsın benden. Ben neden korkuyorum benden uzaklaşmandan. Ne düşünüyorsun, beni nasıl görüyorsun ya da umurunda mıyım? Onu da bilmiyorum. Tek bildiğim kimse gibi değilsin. Kimse de senin gibi değil. Olmasın zaten. Keşke bunları ve daha fazlasını sana söyleyebilsem. Keşke bunları sana söylediğimde bana 'bende' diyebilsen. Keşke keşkelerimden senin üzerinden olmasaydı. Çocuğum değil mi? Bunları düşünmek çocukça. Seni düşünmek çok saçma. Değil mi? Aramızda hep mesafe olması bir sınır olması gerekiyor. Gerekiyor da neden? Böyle işte aramızdaki şey. Hep böyle kalır dimi?  Sen hiç sevmezsin beni dimi? Sevsen keşke. Ben seni çok sevmişim meğer.
19 Kasım 2011 00:30