27 Kasım 2011 Pazar

sevmedim sendeki bu değişimi

İlk baktığımda her şey çok basit gelmişti.
Böyle yapıyordu herkes; konuşuyor,etkilenmiyor,düşünmüyor...
Böyleydi.
ve böyleyken de çok kolaydı.
Sonra elimde olmadan etkilendim. 
ya da
İstemesem olmazdı değil mi?
neyse
Farklıydı ve kendisine göre doğruları vardı. Bazı şeyler ona 'yapmam' dedirtirken diğerleri 'her zaman yaparım' dedirtiyordu. Kısaca prensipleri vardı. Belki buydu beni etkileyen. Belki kararlı olmasıydı beni ona bağlayan.
Ama değişti.
Ben de sevmedim ondaki bu değişimi.
Asla yapmam dediği şeyi yaptı. Bence aşık olmayı geçin, bir insanı en çok etkileyen şey hayal kırıklığıdır. İnsanları bazen ayakta tutan tek şey hayalleridir ve onlar olmadığında boşluğa düşerler.

Gör bak kendimle uğraşıyorum artık.
Sen yoksun yanımda, hiçbir zaman olmayacaksın. Sen bunu her gün bana söylerken kendine göre kurduğun o sıradan cümlelerde beni uzaklaştırıyorsun kendinden. İstediğin buydu. Ne kadar başarılı olurum yine bilmiyorum ama ben de bunu istiyorum artık. 

Bu sabah senin istediğin gibi görmeye başladım seni..
Hiçbir şeymişsin gibi.
Hayalmişsin gibi.
Benim seni hiç görmek istemediğim gibi.



24 Kasım 2011 Perşembe

kabullenirsen olmaz bu iş



Eğer korkmasaydık neler yapabilirdik?
Daha çok sevebilir, daha çok gülebilir hatta belki de daha çok cesaret edebilirdik.
İlk defa geri adım attığınızda ne hissetmiştiniz?
En son ne zaman geri adım atmıştınız?
En son neden geri adım atmıştınız?
Ne için?
Kim için?

Sevmek için neden aradım bir sene önce. Sevebilirdim çünkü bu çok kolay bir şeydi. Bir insanı sevmekten kolay ne olabilirdi ki. Hem herkes yapıyordu, ben neden yapamayacağımı düşünmeliydim ki? Düşünmedim zaten. Sevdim. Hatta 'evet ya sevmek böyle bir şey' dedim kendi kendime. Sonra anladım ki insan kendisini koşullandırdığında gerçekten yapabiliyor yapmasına ama kendisini kandırarak başarıyor bunu. Ben kendimi kandırmıştım. Sevgiyi çok küçümsemiştim. Sevmenin boyutunu karıştırmıştım. Sevgi bir sürüydü. Çeşit çeşitti. Herkesi aynı sevemezdik mesela.
Herkesi aynı seversek mutlu oluruz diye düşünmüştüm ama yine yanılmıştım tabi.
Koşullandırılmış hisleri olan insanlar gerçekten çok tehlikeli olabiliyor.
Mesela ansızın hayatınızdan çıkabiliyor.
Ben çıkmıştım mesela. öylece. Sanki ben her şeyden önemliymişim gibi, sanki karşımdaki insan değilmiş gibi.. ya da onun duygularının hiçbir zaman hiçbir önemi olmamış gibi; gitmiştim ondan. Öylece uğrayıp geçmiştim hayatından.

Kötüydü bu.
Kötü bir şeydi insanların hayatına öylesine dahil olmak.
Yaptığım için biliyorum.
Bir insanın duygularını önemsememek karşımızdakine ne kadar zarar verirse bizim insanlığımıza da o kadar eksi getiriyor. Çok eksi aldım ben.
Öğrendim ama bir yandan da.


Neyse.
Aslında çok mutluyum.
Gerçekten.
Bence mutluluk bir kişiye bağlandığı sürece anlamından uzaklaşmaya devam edecek.
Bu yüzden mutluluğumu kimseye bağlamıyorum. Kimseyi sevmek için kendimi koşullandırmıyorum. Kendimi seviyorum her şeyden önce. Her gün gülmeyi seviyorum. Kitap okuyorum mesela. Arkadaşlarımı mutlu etmeyi seviyorum. Tatlı seviyorum mesela. 
Bu yüzden diyorum ya ; koşullandırma kendini, boş ver sen. 

17 Kasım 2011 Perşembe

nasıl bir şeysin sen böyle..gider misin şöyle



Şimdi yanımda olsaydın.
tam yanımda...
önümde...
İlk önce uzun uzun bakardım sana.
Hiç görmemiş gibi seni.
Sanki ilk defa gelmişsin gibi bakardım.
Sanki bir daha hiç gelmeyecekmişsin gibi.

O kadar tatlısın ki.
Herkesi kendine çekiyorsun.
Öyle böyle değil , gerçekten kıskanıyorum birileri senden bahsettiğinde.
Bu aralar ne hikmetse herkes senden bahseder oldu.
neden?
Çok mu uzak kalmak istedim senden.
bunu anladıkları için mi senden bahsediyorlar sürekli.
Mesela.
neden bu kadar çekicisin? seni bu kadar önemli kılan ne?
Neden sana karşı durduramıyorum kendimi.
bazen cevabını buluyorum ama söylemekten korkuyorum. yine zaafıma yenilirim diye.
KÜNEFE.
Şimdilerde o kadar imkansızsın ki bebeğim.
bu sana kaçınsı seslenişim bilmiyorum.
neyse.

diyetteyim.
bir ay sonra döneceğim.


15 Kasım 2011 Salı

birkaç saniye vardı. gerisini hatırlamıyorum.


http://fizy.com/#s/1aioh8


Kötü bir rüya, rüya bir kötü, bir kötü rüya...
Her ne haltsa ya da.
Gününüzü ne kadar etkileyebilir geceden kalma bir rüya? Birkaç saniyelik olay.
yataktan hiç çıkmak istemeyebilir ya da hep dışarıda kalmak mı istersiniz?
Cevabını ben bilmiyorum. Tek bildiğim gerçekleşmesinden korktuğum bir rüyaydı. Böyle rüyalar yüzünden korkaklaşıyorum. Zaten çok cesur olduğum söylenemez...ama bir de üstüne böyle rüyalar-kabus da diyebilirİz-görünce daha bir ürkekleşiyorum.

veya
Gününüzü etkilemekten de öte..
Etkilendiğiniz günün gecesinde mi görürsünüz böyle rüyaları?

Kahvaltıdan sonra kitap okumayı severim.
Her gün altını çizdiğim bir cümle olur.
Her kelimeye birisini yakıştırırım. Her seferinde birisini hatırlatır o cümleler bana.
Her zaman aynı insan olmaz.
Bazen kendimi bile görürüm. Gerçi bu çok sık olmaz ama yine de benden cümleler olduğunda biraz daha yalnız olmadığımı hissedip mutlu olurum. duygularınyalnızlığındanbahsediyorum.


ŞİKAYET ETMİYORUM ( !) 


Cümleleriyle öne çıkmış, kendisine değil düşüncelerine tav olduğunuz insanın sizinle ortak olmayan düşüncelerde olduğunu anladığınızda kırılır mıydınız yoksa hayal kırıklığına mı dahil olursunuz. kabul uzun ve fiilimsi dolu bir cümle oldu. ben de sevmedim zaten.


Size çok önem vermesini istediğiniz insanın size her söylediği güzel şeyi, kendinizi kandırmamak adına kötü anlamak için uğraşır mıydınız?

Annemi özledim ben.
Ablamla konuşmak istiyorum ben.
Saçma olan her şeyi anlatabilmek istiyorum.
saçma.


bazensevmemekiçinuğraşmayadeğerarkadaşlıklarvardır.

14 Kasım 2011 Pazartesi

abartılmış büyümek dedikleri şey



http://www.youtube.com/watch?v=yKNxeF4KMsY&NR=1


Ben çok büyürsem daha az severim diye düşündüm. Sonra biraz büyüdüm , yanıldığımı anladım. Sevgi sandığım kısa hevesler yok oldu. Kimseden hoşlanamadım. Hoşlantı boş geldi mesela. Sıradan geldi. Sevgi bu kadar sıradan olamazdı? Sıradanı istemedim bende. Sanki çok iyiymişim gibi. Sanki çok kaldırabilirmişim gibi, bu hevesin dışında kalan sevmeyi. 
Sonra sevdim. Heves değildi emindim. Sonra daha da çok sevdim.
sevmişim.
Çok büyürsem daha iyi anlarım diye düşündüm. Sonra biraz büyüdüm, insanların zamanla daha anlayışsız olduklarını anladım. Hatta bazen anlamaya çalışmak anlamasını sağlamaktan daha zor oluyor. onun. insanların.
bir yanılgı daha.
Büyümeyi çok abartmışım ben. Çok büyütmüşüm gözümde, büyümeyi. Sözde büyümekmiş o büyüklerin büyüdüm demesi. Beyinler, kalpler büyümedikçe, duygular olgunlaşmadıkça senin boyun uzasa, yüzün kırışsa, deneyimlerin artsa ne olur?
ben istemiyorum.
sen de istemiyorsun.
sorun yok öyleyse.
böyleysesorunolmazmış.bendahabüyümedimkendimikandırabilirim.


devam ettirmek zorunda değilsin. 
zaten hiçbir zaman değildin.
bunu çok iyi biliyorsun.



11 Kasım 2011 Cuma

Bir oku sen. Çok eğleneceğiz.

Buraya ne yazarsam yazayım dinlediğim şarkının etkisi var, ilk olarak bunu söylemeliyim.
ve de.
Selam.

Sonunu göremediğimiz, gidişatını bilmediğiniz o koca boşluğa hızlıca koşmayı neye benzetebiliriz?
aşık olmak?
kötü arkadaşlar?
alışkanlıklar?
greyfurt. ha!?

Ne zaman aşık olsak -olsakderkenblogdaşlarımdanbahsediyorum- sonu hüsran oluyor. güvenmek yok, yok güvenmek, güvenmek olamaz, olamaz güvenmek gibi modlara giriyoruz. Hangi arkadaşımıza güvensek bize kazık atıyor güvenir miyim lan senin gibi dosta ben bir daha gibi söylemecelere başlıyoruz. Sonu nereye gidiyor bu koşunun? Sonunu kestiremiyorduk ya. Söyleyeyim. Alışkanlıklara.
Değiştiriyoruz o abur cubur genellemelerimizi.

burada müzik değişti , duygusal olamayacağım.

Ben nereye gidersem gideyim beni hiç yalnız bırakmayan şey nedir biliyor musunuz?
flash diskim.
böyle yazınca da kötü oldu.
İçinde bir sürü ben var.
Her türlü ben.
Bir de ben'in arkadaşları var.
Onlar da her türlü.
Seviyorum ben bir de onları.
eski sevgilimin de fotoğrafları var. nasıl geldiler oraya bilmiyorum ama benim bir suçum yok.
seviyorum derken, eski sevgilimi değil, ben'in arkadaşlarını seviyorum.
http://fizy.com/#s/151dl2 konu eski sevgili olunca aklınıza bu şarkı gelmesin ama ben şu an bunu dinliyorum yani. ihi.

Her erkek öküz olamaz. 
Siz erkekler!
Size sesleniyorum.
Eğer bir kız size öküz diyorsa, şartlar uygunsa o kızı kaçırmayın derim. 
Çünkü bir kız sadece hoşlandığı çocuğa der o kelimeyi.
ne garip, arım balım peteğim. iç benliğim şu anda dağda bayırda Heidi gibi koşuyor, durdurabilene aşk olsun. Aşk olsun ama yani. Evet aşk olabilir.
evvet beeğ!
Özgürlüğün getirdiği boşluk var üzerimde. Her şeyi yapabilir ama bir o kadar da yapamazmışım gibi geliyor. Mesela...şey... 
Mesela.
vallahi bilmiyorum kendimi çok hazırlıksız yakaladım.

Neyse.
Ben aşık olursam bilirsin. Ben seversem bilirsin. Eğer biliyorsan da bilmiyor gibi yapabilirsin. Çünkü hayatımda istediğim en son şey (buaralar) yeni başlayacak olan ilişki.
Adını güvensizlik koyabilirsiniz.
ama
Ben adını zaman koydum.
Bir de
öptüm.

kendime not: bol bol su iç, telefonunu şarja tak, az durum güncelle, tivitlerini umursama. bir de lövöbada 50dakikadan az durmaya çalış. üşüteceksin meaazaallah.
sana not      : beni sevebilirsin, iyi anlaşırız. Ben seni güldürürüm.
marslıya not: neredesin sevgilim, seni beklerken ağaç oldum.
fotoğrafa not:ya kimseyi öpmediysek haaaaccı!
bay...


9 Kasım 2011 Çarşamba


bazen tanıyamazsın.
kapılarını öyle kapatır ki tanımak için adım bile atamazsın.

bazen tanımak istemezsin.
tanıtmak için öyle çabalar ki tanınmaz hale gelir.

bazen tanımazsın.
öyle ya. hiçbir çekici hali kalmamıştır. belki de hiç yoktur.
umurunda bile değildir.

bazen tanırsın.
ne olduğunu anlar, gözündeki değerini tekrar gözden geçirirsin.

bazen tanınmazsın.
karşındakinin çıkarları o gün için seninkilerle uyuşmamıştır.

bazen tanınamazsın.
kendini insanlardan öyle çekersin ki kimse sana ulaşamaz.

Keşke tanınamaz hale gelse bugün bütün duygular. Ve beraberinde insanlar.


6 Kasım 2011 Pazar

2kelime




















http://fizy.com/#s/3wjwck


Ne kadar ucuz bir cümleymişsin sen böyle.
Herkesin ağzındasın.
Çocuğun, ukalanın, seni bilmeyenin...yalancının.
Biliyor musun? İki günlük ilişkiler de bile iki yüz defa söyleniyorsun.
Harcanıyorsun.
günümüzdeharcanıyorsun.
Seni duymak istemiyorum artık.
Biri seni bana söylediğinde tiksiniyorum biliyor musun?

Kızma bana.
Çok kullanıldın sen.
Senin yüzünden kaç kez yanıldım ben.
Önüne gelen senden bahsediyor...yanlış mıyım.

Ne olur.

Seni seviyorum demeyin bana.
Lütfen.
O cümleyle gelmeyin bana.
Çünkü artık bağışıklık edindim o iki kelimeyi.
Sevmiyorum.
oikikelimeyi.

5 Kasım 2011 Cumartesi

onsek'izmiş



http://fizy.com/#s/20rov6
Eğer
ben 85 yaşında olsaydım
birçok duyguyla dolmuş, çoğu şeyi yaşamış olurdum. Bir sürü kırgınlıklarım, gerçekleşmemiş hayallerim, sevdiklerim, sevemediklerim olurdu..Torunlarım olurdu belki. Yüzümün kırışıklığının saklayamadığı gülücüklerim olurdu. Belli belirsiz çillerim olur hatta bembeyaz saçlarım olurdu.
ben 65 yaşında olsaydım
kaygılarım olurdu. Kendim için değil, sevdiklerim için kaygılanırdım. Yaptığım hatalarla onların da karşılaşacaklarını düşünüp ah ederdim.
yaşım 60 da olsa 50 de olsa aynı altmışbeş yaşımdaki gibi düşünürdüm.
30larımda olsaydım.
Kimsenin yıkamayacağı duvarlarım olurdu. Gerçeklerim olurdu kendime göre. Yanlışlarım da olurdu tabii kimilerine göre. 30 demek çok şey demek olurdu. Önümdeki koca geleceğin ilk sağlam temellerini atıyor olurdum. Ürkek olmazdım mesela. Güvenmezdim de öyle herkese. Her gülen yüzü de sevmezdim yine.
Öyle her isteyen hayatıma girip çıkamazdı. Hayallerini hayallerimle kıyaslayamazdı. İzin vermezdim.
...
...
...
Maalesef.
Gerçek şu ki.
Ne 85 ne 65 ne de 30umdayım.
Ben dolu dolu onsekiz'imdeyim.
Çok hayallerim var daha. Tanımam gereken çok fazla insan var.
Bir sürü şey var.

Öğrenmem gereken davranışlar var.
Gülerken içi acıyan insanları, ağlarken içi gülen insanları önceden kestirmem lazım. bunekadarmümkün?


Sevmemem gereken insanlar.
Sevmem gereken insanlar.
var...
sevmeyibileninsanlaraihtiyacımvareğerbütünmeselesevmekse..


Bir şeyler öğreniyorum ben.
Biriyle.
Biri olmadan.
İyi ya da kötü.
Bir şeyler öğrendim ben.

görebiliyorum ben.
gerçekten.