26 Temmuz 2011 Salı

Bir gün olsun pozitif ol . Mutlu olmayı dene.


Moralinizin bozuk olması aslında sadece sizle ilgili bir şey değildir.
Mutsuz olmanız bazen sizin elinizden gelen bir şey değildir.
Belki sizin için 'gün' çok iyi geçiyordur ama akşama eve biri geldiğinde iyi giden gün kalmayabilir. Yani neden böyle olması gerekiyor ki ? Ben yaşadıklarımdan o kadar çok şey öğrendim ki...dostumu kaybetmeyi, onu tekrar kazanmayı, özür dilemeyi, haksız olduğumu kabul etmeyi, aynı zamanda kaybettiğimi kabul etmeyi, yeri geldiğinde susmayı ve her şeyden önemlisi sorunlarımı kendimi içime atıp onları orada halledip, bundan sorumlu olmayanların canını sıkmamayı. Sonuçta herkes iyi yaşayamaz. Ama en azından yaşatmayı öğrenebilir

23 Temmuz 2011 Cumartesi

Hisler yanıltıcıdır.


Birileri egolarını da alıp geçerken yanından sen mütevaziliğinle ezilirsin yanında.
Onun kokusuyla.
Onun rüzgarıyla.
Onun gölgesiyle.
Onun yürüyüşüyle.
Bazen en iyi bildiğin konuları bile savunamaz hale gelirsin. Nedenini bilmezsin. Kimse de bilmez zaten.Bilmek için uğraşmaz zaten!  İçindeki o her şeyi bilen ama bu sefer yanılan ses 'konuşma, sus sadece' deyip durur. Kendini o kadar yetersiz hissedersin ki o fısıltıya kulak verirsin. Bilirken susmak ne kadar zordur , işte o zaman anlarsın. İçinde bir şeyler patlar, seni kemiren şeyler canını acıtmaya başlar sen yinede susarsın. 
Ne için ?

19 Temmuz 2011 Salı

basit 'le basit


Sen o küçücük aklınla küçük planlar kurup kendi oyununu oynarken ben büyüyordum. Sana ve senin gibilere karşı cesur olabilmek için, dayanabilmek için. Sen ve senin gibilerin yapacaklarını önceden  kestirip ona göre hamlemi yapıyordum. En akıllıcası budur dediklerim aslında şuan yaşanılanlar. 
Olması gerektiği gibi. 
Benim istediğim gibi. 
Senin planladıkların gibi ya da istediğin gibi değil.
yani ucuz değil.

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Yolculuklar düşündürür.


Kimselerin bilmediği bir huzur geçiyor buralardan. Neşesini takınmış bir şekilde geçiyor. İçinde hiçbir olumsuzluk yok. Teker teker yaşatıyor insanlara..o içinde bulundurduğu güzellikleri. 
Herkes faydalanmak istiyor...o güzelliklerden...huzurdan... Aslında kıyamıyorum onu herkesle paylaşmaya. Bazılarına izin veriyorum bazılarındansa kaçırıyorum onu büyük bir hızla. Çünkü hak etmiyorlar. Onu yaşamıyorlar. Sadece kullanıyorlar.

Siz kullanıldığınızı bildiğiniz halde kime ne kadar güvenebilirdiniz ?
Birilerinin sizin duygularınızı kullandığı halde onları kiminle paylaşırdınız ?

16 Temmuz 2011 Cumartesi

Tatil sonrası yazısı.



Yazmayalı o kadar çok olmuş ki. Ve tabii okumayalı da. Evet evet. Bu aralar sadece kendimi o kadar çok anlatmaya ve dinlemeye vermişim ki beni ben yapan özelliklerden epey uzaklaşmışım. 
Önceden sadece biri bana istemediğim şeyleri yaptırdığında yorulurdum. Şimdilerde kimse beni hiçbir şey için zorlamasa da üzerime büyük bir yorgunluğun yerleştiğini hissediyorum. Anlıyorum. Biliyorum.
Ve yine öğrendiğim bir şey var ki , o da ; duyarsızlaştım. Yani istemediklerime karşı. Beni ne kadar gaza getirecek olay varsa hepsine tez yaratıyorum. Hemde kendi kendime.