29 Haziran 2011 Çarşamba

günübirlik


Ben en güzellerini gördüm.
Yaşadım.
Ama ne bir yalan söyledim.
Ne de bir şey sakladım.
Çok aptalım.

28 Haziran 2011 Salı

Zombiyim'z

Bazen bir bakış o kadar acıtır ki . Gidebildiğin kadar gidersin eskiye. Bazen hatırlayamadığın o bakış... o kadar sinirini bozar ki kendine, hafızana küfretmeye başlarsın. Görüp, görmemek. İsteyip elde edememek. Bunların hepsinin boş olduğunu anladım artık. İlla mutlu olmak için hayatınızda birilerinin olması gerekmiyor. Ya da mutsuzsanız illa geri adım atmanız gerekmiyor.
Şimdi tek istediğim bir şey var.
Biraz ciddilik. Biraz huzur.
Ve hiçbir şeyi unutturmayacak ama yinede bana ortak olacak biri..
Bir arkadaş..


26 Haziran 2011 Pazar

Adı huzur


Zamanında diye başlıyor artık cümleler. Ben söylemiyorum . Edilgenlik hepsine bulaşmış. Nereden bulaşmış. Bilmiyorum. Gördüğüm, duyduğum hiçbir şey artık beni sarsmıyor. Herhalde ikinci kez yaşanılanlar artık alışılmışlık getiriyor. Belki de beklenilenler beni heyecanlandırmıyor.
Tatil kelimesi huzur vericiyken henüz o tempoya girememiş olmam beni ne kadar düşündürse de yeni insanlar tanıma umudu bu düşüncelerimin kaybolmasını sağlıyor. 
Zor günler mi geçiyorum ? Belki evet belki hayır.
Bildiğim bir şey var ki artık hayatımı kimseyle- bir süre sonra gidecek olan- paylaşmak istemiyorum. Bazen bocalıyorum. Anlatmak istiyorum. Konuşmak istiyorum. Sonra boş'ver diyorum. Yine boş'ver.
Sessizlik... Güven veriyor artık bana. 
Kimseye güvenmediğim kadar güveniyorum.. Kime mi ?
Kimseye aslında.
Garip olan. Aslında bazı şeylere sinir olmam gerekirken ya da ne bileyim kıskançlık duygularımın ortaya çıkması gerekirken ben hiçbir tepki vermiyorum. Nötrleştim. Nötrleştik.
İlk defa bu konuda hayırlısı bu deyip kapattım. 


23 Haziran 2011 Perşembe

Biterse Bölüm 1..


Kimler özler geçmişi. Kimler üzülür bugünler için. Açıkçası bilmiyorum. Zaten pek bir şeyde anlamam bu konulardan. Bazen kendimi özlemeye kitlediğim için özlerim bazense aslında sevdiğimi bilsem de nefret ettiririm kendimi ondan. Evet böyle güçlerim var.. Kendimi kontrol etmeyi yıllar önce öğrendim ben. Yaptığım hatayı hızla kapatmayı ve unutmayı. Yapılan hatadan uzaklaşmayı.
Şimdi kafam o kadar sakin ki.. Etrafta dolaşan birçok soru işareti olsa da üstünü kapatıp geçiyorum geçmişin. Silmiyorum. Sadece öyle bırakıyorum. Arkama dönmüyorum işte.
Şuana kadar arkama dönüp baktım da ne oldu ? Çok mutlu mu oldum. He evet bir şeyler süresince mutlu oldum ama sonuç olarak elime sadece hakaretler topladım. Şimdi ben nasıl olur da her şeyi bir kenara bırakıp beni bekleyene giderim ? Nasıl olur da her şeyi unuturum. Unutturulur mu bu ?
Sadece bir kaç gün sonra artık benim için yeni bir sayfa açılacak. Kendimin açacağı bir sayfa bu. Tek başıma. Bu yazı o kadar iyi değerlendireceğim ki herkes şaşıracak. belki de dikkatimi çekmek için yine bir şeyler yapmaya çalışacak bense dikkatimi çektiğini hiçbir zaman belli etmeyeceğim.
Evet anlatmak istediğim bir aşk daha böyle bitti. Bitti ama hiç güzel bitmedi.
Üzülür müyüm.
Özler miyim.
Peki ya geri döner miyim.
Ben artık karar aldım. 
Ne olursa olsun artık geriye dönmek yok.. Bendekiler.. Güzel hatıralar... Güzel insanla..
benden çok soğumuş. kıyamam.önümüze bakalım.

22 Haziran 2011 Çarşamba

Bu aşk böyle bit....r?

İlk defa senle olan şeylerden sözümü tuttum..
İlk defa sen bana verdiğin bir sözü tutamadın...
Evet acıtıyor hemde çok.. Karışık.. Çok karışık bir durum..
Ama geçecek mi ? Atlatacak mıyım.

Tabi ki de evet..

8 Haziran 2011 Çarşamba

Aşk nedir ne yapar ?


  Uzun soluklu olmalı aşklar. Öyle hızlı yürümelere, fazla merdivenlere yenilmemeli. Azalmamalı temposu. Her zaman daha ilk günkü gibi sağlam, heyecanlı ve yeni olmalı. Eğer yorulursa zedelenir duygu, duyguyu taşıyan çift..Aşık...
  Tertemiz olmalı yeni başlangıçlar. Dünler bugünlere yansımamalı. Eğer temiz bir ilişkiye başlamaya cesaret edebiliyorsan bütün çirkinlikleri ortaya koymalısın bugünden. Kaybedeceğini düşünsen bile.
  Bazen uğruna öleceğin düşünceleri üstüne kilit basıp kaldırabilmektir tozlu raflara, aşk. Çocukça dediğin şeyleri gün geçtikçe yapmaya başlamaktır. Her gün yeni bir umut yeni bir hayal kırıklığıdır aşk. 
  Aşk demek güçlü olmak demektir.
  Aşık olmak demek başka bir şıkkın olmaması demektir.Ben değil biz olacaksın demektir.
  Kızdığında öfkene yenilip kötü sözler söylesen de sonradan yapmam dediklerini bir bir yapmak demektir..Ah o aşk...
  O aşk... 
Sana kıskançlığı öğretir. Sevdiğini bir başkasından kıskanmayı öğretir. Ne kadar düşeceğini bilsen de o tökezlemeye razı olmayı öğretir. Bir nevi ilk önce düşürür sonra düşmemeyi öğretir.
  Yanıldığın insanlarla seveceğin , aşık olacağın insana gidersin sen. Hep o ilk sandıklarınla gidersin aslında ilkine...

6 Haziran 2011 Pazartesi

Mim Aldııııııım

Sevgili blogdaşım Esin Elif ( http://queenesoes.blogspot.com/ ) tarafından mimlenmiş bulunmaktayım :)
Çok teşekkür ederim beni mimlediğin için. :)  Mimleri severim hatta çok çok severim yani cidden harbi severim ama sınav telaşı derken fazla mimlerime cevap veremiyordum.. Neyse bir kerede uzatmayayım.


Mimimizin konusu: Güne başlamak istediğin şarkı nedir? Tek bir tane ama her gün çalsa bıkmayacağım dediğin şarkı?

Aslında sevdiğim şarkıların çoğundan sıkılmam çünkü öyle abartmam dinlerken. Yani bir şarkı 7/24 dinlemeyi sevmiyorum. Ama galiba bu sıralar değişiyorum ve hormonlarım da doğal olarak bununla tepkimeye girip beni yanıltıyor :) Mesela her sabah olmasa da her dersten sonra hatta onu bırak uzun süredir şarkı dinlemek istediğimde  hemen açtığım tek şarkı var o da : Missy Higgins - Where i stood :)
Aklıma gelmişken şimdi açıp dinleyeyim baaari :)

Mimlediklerim :
Deep
Dilara Aksoy
belle-bacio

süprüntümsü

Bir çığlıktı belki de konuştukları. İçinde sessiz, patlamaya hazır bir çığlık. Öyle herkesin anlayabileceği türden değil. Karmakarışık. Çok şey dolu, gereksiz hiçbir şey içermeyen. Sadece bir çığlık. Uykusuz olduğumuzda aslında bilincimizin gayette yerinde olduğu gibi bir şey bu. Sebepsizken sebep olmak gibi.
Uçurumlar öreriz mesela. Kendimiz için, kendi mutsuzluğumuz için. Sahi insan kendi kendisini mutsuz eder değil mi ? Yoksa mutlu olmak o kadar da zor olamaz.
bence.
Bu sabah tek bir mesaj sesine uyandım. 
Tek bir insan için. 
Acaba dünden kalan kırıntıları uyurken nasıl süpürmüştüm.?