29 Eylül 2011 Perşembe

sanmaktan korkmak


Aslında ilk defa dinlediğin şarkı gibi aşık olmak.
Hiçbir şey bilmiyorsun o şarkıya dair, sadece hoşuna gidiyor.
Hoşuna gittikçe sürekli dinlemeye başlıyorsun.
Bir yerden sonra artık bağımlılık haline geliyor...geliyor...geliyor...
ve
sıkılıyorsun
Farklı notalara yöneliyorsun. Belki de o şarkıdan sonra tarzın değişiyor.
Her gün farklı ritimlerde huzur buluyorsun.
bulduğunu sanıyorsun
O bağımlılıktan sonra bütün o farklılar senin hoşuna gidiyor.
Sonra bir gün.
Bir yerde o şarkı çalıyor. Hani şu bağımlılık yaptığını düşündüğün, sıkıldığın şarkı.
İçindeki koca boşluğun ne olduğunu,
neden bu kadar sürüklendiğini anlıyorsun.
Belki üzülüyorsun, belki gerçekten üzülüyorsun.
Sonra kendini yine zamana bırakıyorsun.
Çünkü biliyorsun ki bir daha o şarkı sana aynı duyguları hissettiremez ve asla ilk zamanlardaki gibi keşfedilmemiş gelemez. buruk boşluğun doldurulamaz.
*****
Aşık olmakta böyle bir şey işte. İlk zamanlar o kadar güzel geliyor ki; o kadar tarif edilemez duygu yoğunluğu ki o aşk, sana dünyanın bütün 'en'leriymişsin gibi hissettiriyor. Ve sen onun kıymetini bilmeyip sıkıldığını sanıyorsun. Hatta öyle ki farklı insanların duygularına ortak ediyorsun kendini.Sanıyorsun diyorum. Çünkü tekrar onunla; aşkınla; tesadüfen karşılaştığında için cız etmemeli.
*****

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder