14 Ağustos 2011 Pazar

Grini de aldın gittin.

Her şey hazırdı. Bütün renklerimizi almıştım elimin altına.
Sarı, pembe, kırmızı, mavi, gri...En güzel yeşil bizimdi. En güzel morlarımızı kuşatmıştım etrafımıza.
Hava ne sıcak ne de yağmurluydu. Çünkü böylesi daha iyi olurdu bizim için.
Bir tek sen eksiktin.
Bir gelip, bir gidiyordun...
Sonra tamamen gittin. Griyi de aldın götürdün.
Bense kırmızılarımla kalmıştım; utandıklarımla. Belki biraz beyaz bıraksaydın arkandan, bir umut. Belki bir sarı ışık yaksaydın giderken ben hazırda beklerdim dönmeni.
Her siyahla mavinin buluştuğu o sabahın ilk saatlerine kadar o telefon sesini beklemezdim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder