6 Haziran 2011 Pazartesi

süprüntümsü

Bir çığlıktı belki de konuştukları. İçinde sessiz, patlamaya hazır bir çığlık. Öyle herkesin anlayabileceği türden değil. Karmakarışık. Çok şey dolu, gereksiz hiçbir şey içermeyen. Sadece bir çığlık. Uykusuz olduğumuzda aslında bilincimizin gayette yerinde olduğu gibi bir şey bu. Sebepsizken sebep olmak gibi.
Uçurumlar öreriz mesela. Kendimiz için, kendi mutsuzluğumuz için. Sahi insan kendi kendisini mutsuz eder değil mi ? Yoksa mutlu olmak o kadar da zor olamaz.
bence.
Bu sabah tek bir mesaj sesine uyandım. 
Tek bir insan için. 
Acaba dünden kalan kırıntıları uyurken nasıl süpürmüştüm.?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder