31 Mart 2011 Perşembe

O bir ütopya.


Farklı insanlar, farklı dinler dolayısıyla da farklı kültürler. Hepsi bir arada yaşıyor, seviyor, ağlıyor bazense birbirlerinden düşünce olarak tamamen ayrılıyorlar. Bir yapbozun küçücük parçaları onlar.. En ufak ayrıntısıyla beraber bir bütüne ait ama birbirlerinden tamamen farklı. 
Çok çile çektirdiği de olur. Onun getirdiği sorunlara göğüs geremeyen de. Ama onu keşfeden insan....Tamamen onu yaşar, hisseder. Her ayrıntısından zevk alır, keyifle yaşar. Farklılıklarından yararlanır. Mesela; farklı dinden biriyle konuşarak onun buradaki anısını dinler. Anlatılana göre ders çıkarır. Ya da kişiliğiyle tamamen farklı olan insandan cesaret alır. 'Bak neleri yapabiliyor!' dercesine.
Orası İstanbul.
 Her şeyiyle yaşanmaya değer, benim gibi birçok öğrencinin hayalini kurduğu şehir, ülke. 
Hatta ütopya. 
Kurduğumuz bütün hayaller, içinde olmasını istediğimiz insanlarla beraber oraya taşınıyor; yaşıyor, okuyor, çalışıyor, evleniyor. . .
Hayata atılıyor yani.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder