25 Aralık 2010 Cumartesi

Nerede






Küçük bir ışık var mesela. Her yere oradan bakabilceğim. Çok masum duyguların olduğu, hayalkırıklıklarının olmadığı. Gülen insanlarla dolu , fesat insanlardan arındırılmış. Görebildiklerimizin ötesini aramaya gerek olmayan, insanların ne düşüklerini saklayamadıkları küçük, eğlenceli bir ışık. He evet, merhaba.  

20 Aralık 2010 Pazartesi

Zamanla kaydebederiz bir de..




Ne kadar da önemliymiş insanın kendisini iyi, huzurlu, güvende, sağlam, yıkılmaz hissetmesi. Bu sıfatları şimdilerde çok özlüyorum. Sabah olduğunda kendimi iyi hissetmeyi; aklımda soru işareti olmadan huzurlu olmayı; kimseden zarar gelebileceğini düşünmeden güvende yaşamayı ve tabi her ne olursa olsun yıkılmadan sapasağlam ayakta durmayı...
Eskiden zamanın benim için hiç bir önemi yoktu. Geçse de olurdu geçmese de. Şimdi hızlanmasını istiyorum ya o yüzden ondaki bu yavaşlama. Kimseye inancım kalmadı. Kendime bile. Üstelik bir çoğunun inancımı sarsmamasına rağmen. Yani tamamen kendi içimde olan şeyler sayesinde gidiyor inancım..
Zamanla her şeyi kaybediyorum. Elimdekileri, aklımdakileri, hissettiklerimi.. Küçük şeylerle mutlu olabilmeyi de özledim mesela. Önceden bi çikolata bile mutlu ederdi beni. Şimdi o da yetmiyor, kalori hesabı falan derken o da sorun oluyor :) Arkadaşlarımla yazılı öncesi ufak dedikodularda mutlu ederdi; kaybedene kadar.. Şimdi kaybedebilceğim pekte arkadaşım kalmadı aslında. 
O'ndan başka.. Şimdi ona öyle şeyler hissediyorum ki; ne başkasını görebilirim ne de terk edebilirim. Kör kütük bağlanmışım aslında..En güzel günlerimin , en güzel hatıralarımın acı tatlı ortağı; içimdeki korkuların ve sohbetlerimin konusu o şimdi.. Şimdi her şey bu kadar güzelken sorarsınız belki , e sorun ne ? 
Gün gelip içten içe bir şeylerin kanamasından korkuyorum. İlişkimizi şurasından burasından eleştirmeye ; ' öyle demese, değişse , eskisi gibi konuşsa , onu artık yapmasa... ' Bunlar yetmiyormuş gibi örnek göstermek var bir de tabii.. " onların ilişkisi gibi neden olamıyoruz ? o, şuna daha çok değer veriyor " gibi.. Hem birlikte yaşayıp, hemde özgür kalmak ya bana çekici gelirse....Yani ne onunla ne de onsuz..
Bu sorular daha da uzayabilir.. Yapabilceğim bir şey yok.. Seviyorum.. Hepsi bu.. O olmadan yaşamayı denedim; her şeyi yüzüme gözüme bulaştırdım. Belki de yıllar sonra kaşıma çıkacak ağır laflar ettim. Önemli olan "artık beraberiz" demek olsa da eskiler; yaşadıklarımız, konuştuklarımız, hatalarımız; birer birer çıkacak ortaya mesafe girince biliyorum. 
Tek bildiğim bu değil aslında. Her ne olursa olsun bunları aşacağımı da biliyorum.. Tabi onunla beraber...

19 Aralık 2010 Pazar

O bilir kendisini ya.








Yeniden mutlu olmak için çabalarken nerden çıktı bu ayrılık. En sevdiğim, en kırılgan noktam, herşeyim; neden bırakıp gitti beni. Hemde benim şehrime. Gitmek için uğraştığım yere. Şimdi orası da bana mutsuzluk gibi geliyor.  Bütün görüşüm siyah. Her yer, her şey boş.