5 Kasım 2010 Cuma

Severim sevmem :)

Sevmiyoruum sonbaharı, düşen yaprakları, hüzünlü şarkıları, kasvetli havaları. Keşke benim penceremdeki gibi her yer renk renk olsa. Renk uyumu denen şey olmasa etrafta. Mesela güneş bir değişiklik yapsa sarı turuncu kırmızı olmasa. Mor olsa ya. Ya da siyah. Gündüzler hiç olmasa. Yok yok o kadar da değil :) Gündüzler olsun ama mavi olmasın gökyüzü, bulutlar da beyaz olmasın. Uyandığımızda gökyüzü süpernova gibi olsun.

Ağlayan tek bir insan bile görmeyelim. Ya da üzgün olan insanlar da hiç olmasın. Herkes mutlu olsun. en sevmediklerim bile. Amaa sinirli olsunlar. Sinirlendiklerinde renk değiştirsinler. Kırmızı olsun ama sadece yanakları değil. Her yeri kırmızı, renk değiştirmiş olsun. 
Kışı da sevmiyorum her yer beyaz. Yine istediğim şey yok ortalıkta. Yine renk uyumu var. H e r y e r b e e e y a a a a z. . . Yerler, arabaların üstü, evlerin çatıları, köpeklerin burnu, yolda yürüyenlerin berelerinin üstü. Hatta o beyazlığın içinde beyaz mont giyinen kızın omuzlarında bile beyaz karlar.. Sarı olsa mesela gökyüzünden aşağı büyük bir hızla inen karlar. Sanki ne aceleleri varsa birbirlerine yetişmeye çalışır gibi :) Hemde hiç bir zaman temasa geçemeyeceklerini bildikleri halde .
Ben ilkbaharı da sevmem mesela. Çok grip olurum. Kıştan kendimi nasıl attıysam o bilindik sarıkırmızıturuncumsu  güneşin sıcağına. Aldanırım işte o havaya. Ve her seferinde de bile bile aldanırım ya o biraz sıkar canımı. Sevgililer sürekli el ele olur bu mevsim de , tıpkı sonbaharın kasvetli havalarında da olduğu gibi. Ben romantizmi de sevmem ki . Ne öyle mıç mıç sevgi böcekleri. Bana kırmızı kalpleri hatırlar sadece. Küçükken çizdiğim cin alileri. Oklu kalpleri falan.. 
Ve evet yazı severim ben. Simsiyah giyinen metalcilerin yanından geçen kırmızı topuklu ayakkabı giyinen kızları. Çok yakıştırırım onları biribirine. Hayalde. Yan yana görürüm onları. Fırsatım olsa gider metalci kardeşe kırmızı topukluyu överim. Öyle bir överim ki karşısındaki bir anda siyah botlu kız oluverir :) 

1 yorum: