3 Eylül 2010 Cuma

Evet yeni bir gün.. Yeni sıkıcı bir gün... Bu aralar herşey monoton geçiyor.. Herşey basit ve sıradan.. Biliyorum hep böyle olmayacak, yakında, çok yakında hayatım hızlanacak ve eski olaylı günlerine devam edecek..Sadece iki hafta sonra yine aynı mutsuz yüzler beni bekliyor olacak.. Onlardan kurtulmamın çok zor bir yolu var bunu biliyorum.. ve sadece o yolla onlardan kurtulabilirim.. 
Planlarımın önüne kimsenin geçmesine izin vermemeliyim.. Şuana kadar hep güçlüydüm dışarı karşı.. Biliyorum içim ne kadar yorgun ve bıkkın olsa da hiç bir zaman pes etmicem. Yine güçlü olmaya devam edicem.. 
Bazen diyorum ki hiç mi pes etmicem.. Hiç mi yorulduğumu göstermemeliyim dışarı karşı ? 
Hayatımda sürekli olayları kontrol ederek yaşamaya alışmışım.. Bazen o kadar abartıyorum ki bunu , yarını bile planlamaya çalışıyorum. Amacım sıkıcılığı, plansızlığı, çıkabilecek tatsızlıkları, belirginsizlikleri engellemek biliyorum ama bu planlamayı yüzümü gözüme bulaştırdığım çok oluyor.. Ve yine de devam ediyorum.. Yine devam ediyorum hayatımı rutinleştirmeye..
Ne huylarımdan vazgeçtim ben.. Bundan da vazgeçerim biliyorum.. Ama hayatımı en çok etkileyen kendi kendime verdiğim bu savaş oluyor. Bu, planlama hastalığı. Sanki herşey benim kontrolum altında olmak zorundaymış gibi!
Bazen kendimden korkuyorum çünkü bunu sadece kendime değil, yakınımdakilere de yapıyorum. Çoğunda da onlara duygularımı o kadar iyi empoze ediyorum ki , yönetmekten hoşlandığımı görüyorum. Tabi herşey bu kadar güzel geçmiyor her seferinde. Çoğunda olaylar istediğim gibi giderken sonunda o kişileri kaybediyorum. 
Evet.
Çok kişi gelip geçti hayatımdan. Belki şuan sadece kendimi suçluyorum ama bu doğru. Çoğu kendi hatalarımla çıktı hayatımdan. Çok zor ve çok akıllı olmamın sonuçları hep 'bir kişi kaybetmekle sonuçlanıyor.. 
Bazense oyunlarımda farkında olmadan ben oynanılan oluyorum. Nasıl ben kullandıysam, farkında olmadan birileri de beni kullanıyor. Gerçi çoğunu sonradan farkediyorum ama onların benimle oynadıklarını bana hissettirmeden yaptıklarını düşünmelerini seviyorum. Çok acıyorum o zavallılara. Çünkü olaylar böyle ilerlerken, kazanan hep ben oluyorum. Yani beni kullandıklarını sandıklarında.. 
Hiç bir zaman kimseye tam olarak güvenmem. Çünkü herkesin içinde bir yönetme duygusu her zaman vardır. Kimse yönetilmek istemez.. Tıpkı benim gibi..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder