31 Ağustos 2010 Salı

Yorgun'dum.

Cesaretimi kaybediyorum artık.. Konuşmak için ve daha bir sürü beni ben yapan özelliklerim için..En ufak birşeyde cesarete gereksinim duyuyorum.. Kendi kendimi sorguluyorum.. Neden? Nasıl oldu bunların hepsi ? diye.. Yaptığım her hata karşıma sert bir duvar gibi çıkıyor.. Ne kadar o duvarı aşmaya çalışsamda temelleri daha da sağlamlaşıyor sanki inadıma.. Sanki inadıma herşey daha da zorlaşıyor benim için.. Çözümlenemez bi hal alıyor..Tamam diyorum.. Bu kez casaretimi topladım.. İstediğim şeyi yapabilirim.. Ya tam yapacakken bi sorun çıkıyor ya da yaptıktan sonra. .
Sorunlar neden hep beni buluyor sanki ? Ya da herkesi buluyorda bir tek ben mi üstesinden artık gelemiyorum..Zayıfım..Bu günlerde hiç olmadığım kadar zayıf.. Artık farkediyorum ki herşeyin üstesinden gelebilen İrem yok artık. Belki de bu yüzden çok kırılgan oldum.. Ne bir cesaretim var ne de ayakta dimdik duracak halim.. Çok yorgunum..
Geri dönmek istiyorum, herşeyin başladığı yeree.. Bugünleri biliyorum nasılsa aynı hataları yapmam , biliyorum çünkü çok derinden yaşadım acıları. Evet biliyorum o hataları tekrar yaşayıp tekrar üzülmek istemediğimi...Ve tabii üzmek..
Ya da diyorum ki herşeyin son bulduğu yere gitsem bi an önce.. Birileri beni üzdüyse ya da ben birilerini üzdüysem hatırlamak istemediğim kadar sonuna gitsem bu hayatın.. O da olmuyor değil mi ? Farkındayım çok şey istiyorum.. Daha yolun yarısında bile değilken çok fazla şey istiyorum.. Gerçekleşemycek kadar çok !!


Hayır ! Ne öncesini ne de sonrasını istemeliyim. Şuanı yaşamalıyım.. Şuanı hakkettiğim gibi yaşamalıyım.. Ve evet hatalarıma devam etmeliyim.. Çünkü hata yapmadan ne cesaretimi toplayabilirim ne de yorgunluğumu atabilirim.


Evet ! Biliyorum artık.. Kendimi seviyorum.. Kimseyi sevmediğim kadar... Ve kendime güveniyorum ; kimseye güvenmediğim ve kimsenin kendisine güvenemeyeceği kadar !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder